YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1762
KARAR NO : 2020/11855
KARAR TARİHİ : 08.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, aracın iadesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 07.03.2017 tarih ve 2015/8-268 Esas – 2017/124 Karar sayılı; 17.01.2017 tarih ve 2015/15-536 Esas-2017/14 Karar sayılı; 01.03.2016 tarihli ve 2015/3-599 Esas- 2016/99 sayılı kararlarında ayrıntıları açıklandığı üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda dava zamanaşımı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarihte durmaya başlayacaktır. Kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise, denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında 15.09.2011 tarihinde işlediği 5015 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılaması sonucunda, 23.01.2012 tarih ve 2011/696 Esas – 2012/76 Karar sayılı kararıyla verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suçtan zarar gören Gümrük Müdürlüğü’ne tebliğ edilmeksizin 18.04.2012 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda temyiz incelemesine konu 11.09.2015 tarihli hükmün kurulduğu,
Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun kapsamında kalacağı cihetle; bu suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan kurum olan Gümrük Müdürlüğü’nün Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.01.2012 tarih ve 2011/696 Esas – 2012/76 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmemiş olması karşısında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı, anlaşılmakla yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 26.12.2011 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 31 K 4073 plaka sayılı nakil vasıtasının gizli tertibat ve bölümleri sökülerek trafik kaydındaki tedbir şerhi kaldırılmak suretiyle İADESİNE, 08.09.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.