YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1931
KARAR NO : 2023/3632
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
BOZMA ÜZERİNE
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ : 09.07.2019
SAYISI : 2019/130 E., 2019/280 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık müdafiinin tavzih isteyen dilekçesinin temyiz dilekçesi mahiyetinde kabul edildiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBELERİ
1.Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanık hakkında beraat kararı verildiği halde vekâlet ücretine karar verilmediğine, vekâlet ücretinin açıkça belirtilmemiş olmasının kararın açık olması ilkesine aykırı olduğuna, kararın tavzihi ile sanık lehine vekâlet ücreti verilmesi talebine ilişkindir.
2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, mahkûmiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil olmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik ve
yetersiz incelemeye dayanan beraat kararının bozulması istemine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.02.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve dosyada bulunan 15.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre kaçak olduğu tespit edilen suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.07.2019 tarihli ve 2019/130 Esas, 2019/280 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 12 .04.2023 tarihinde karar verildi.