YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2218
KARAR NO : 2020/12338
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, HAGB, müsadere, aracın müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin suç tarihi itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. fıkrası kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2. 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yokluğunda verilen kararı temyiz hakkı olduğu kabul edilerek anılan kurum vekilinin ve sanığın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında 4733 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde 25.01.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın TAPDK’a tebliğ edilmeden 07.03.2011 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın 03.07.2012 tarihinde işlediği suç uydurma suçu nedeniyle sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise TAPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 25.01.2011 tarihli hükme yönelik TAPDK’nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığından kesinleşmemiş karara dayanarak Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de,
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 01.08.2010 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan … plakalı nakil aracı üzerindeki satılamaz ve devredilemez şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine iadesine 09.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.