YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2241
KARAR NO : 2020/16412
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın, anılan Kanun’un 3/5-1, 3/22, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 16.660,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2015/629 esas, 2018/152 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 30.06.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2020 gün ve KYB. 2020-56912 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, anılan kararın diğer sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 15/01/2019 tarihli ve 2019/640 esas, 2019/46 sayılı kararı ile tekrardan alınan bilirkişi raporunda kaçak eşyaların gümrüklenmiş toplam değerinin 496.015,83 Türk lirası belirlenmiş iken, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda ise 1.299.750,20 Türk lirası olarak tespit edilmesi nedeniyle cezanın yeniden suç ve ceza arasındaki orantılılık ve hakkaniyet ilkesi uyarınca takdiri gerektiğinden, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2015/629 esas, 2018/152 sayılı kararının kaldırılmasına, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3/5, 3/22, 62/1 ve 52/2. maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay 25 gün hapis ve 17.500,00 Türk lirası gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini müteakip, kararın sanık …’a sirayet ettirilip ettirilmeyeceği hususunda dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine dair Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/03/2019 tarihli ve 2015/629 esas, 2018/152 sayılı ek kararı üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 18/12/2019 tarihli ve 2019/715 esas, 2019/1328 sayılı kararı ile “ilk derece mahkemesi tarafından temel ceza ve 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesindeki arttırım oranının belirlenmesinde takdir hakkının kullanılmasında hata yapıldığı” değerlendirilmesiyle “sanık … hakkındaki hükmün istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleştiğinden bu hususta kanun yararına bozma yoluna başvurulması hususunun mahallinde değerlendirilebileceği” gerekçesi ile dosyanın incelenmeksizin ilk derece mahkemesine iade edildiği gözetilerek yapılan incelemede;
Diğer sanık yönünden yapılan istinaf incelemesinde de açıklandığı üzere suça konu eşyaların değerinin tespit edilenden çok daha düşük olduğu gözetilerek, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunun 3/22. maddesi uyarınca yapılacak arttırım oranının en üst hadden yapılamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden KONYA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/01/2018 tarihli ve 2015/629 Esas, 2018/152 Karar sayılı kararının CMK’nun 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.