Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/2248 E. 2020/16498 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2248
KARAR NO : 2020/16498
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’un, anılan Kanunun 3/18, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair BOZDOĞAN Asliye Ceza Mahkemesinin 21/12/2017 tarihli ve 2017/206 esas, 2017/421 karar sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.05.2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.06.2020 tarihli ve KYB. 2020-48937 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın gümrük işlemlerine tâbi tutulmaksızın kaçak olarak ülkeye sokulan 92 paket bandrolsüz sigarayı ticarî maksatla bulundurmak eyleminden ibaret somut olayda, sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın eyleminin kaçakçılık fiiline iştirak etmeksizin kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticarî maksatla bulundurmak olduğu, 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde yer alan “Ancak, tütün mamullerinin etil alkol, metanol ve alkollü içkilerin kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur.” , 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar artırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki hükümlere nazaran aynı Kanun’un 3/5. maddesindeki “Birinci ila dördüncü fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesine iştirak etmeksizin, bunların konusunu oluşturan eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticarî amaçla satın alan, satışa arz eden, satan, taşıyan veya saklayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenlemeye uyan kaçakçılık suçunu oluşturduğu, sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/5. maddesi uyarınca cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin uygulama yeri bulunmayan aynı Kanun’un 3/18. maddesi uyarınca fazla ceza tayininde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18- son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 21.12.2017 tarihli ve 2017/206-421 E-K sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.