Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/2339 E. 2023/3293 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2339
KARAR NO : 2023/3293
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/552 E., 2019/681 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2012/722 Esas, 2013/220 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5607 sayılı

Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL ve doğrudan verilen 41 gün karşılığı 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezalarının taksitlendirilmesine, kaçak eşyanın müsaderesine nakil aracının müsaderesine yer olmadığına, katılan lehine vekâlet ücret verilmesine karar verilmiştir.

2.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarihli ve 2012/722 Esas, 2013/220 Karar sayılı kararının sanıklar … ve M.Husain müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.05.2016 tarihli ve 2014/27274 Esas, 2016/6863 Karar sayılı ilâmıyla; “…Sanıklar müdafiinin, nakil aracının iadesi hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Ele geçen kaçak eşyanın, sanık … adına kayıtlı nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve ele geçen eşyanın değeri ile nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, nakil aracının müsaderesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeyle iadesine hükmedilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2016 tarihli ve 2016/393 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararı ile “1-Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2014/27274 Esas 2016/6863 Karar sayılı bozma ilamına direnilmesine,
2-Suça konu kaçak eşyanın naklinde bilerek kullanılan 27 BL 040 plakalı araçta, kaçak eşyanın, özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içinde bulunmaması, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması, kaçak eşyanın yasak veya zararlı eşyadan olmaması, eşyanın naklinin mutlaka bu aracın kullanılmasını gerekli kılmaması nedenleriyle, aracın müsaderesine yer olmadığına, sanık …’e teminatsız olarak iadesine, karar kesinleştiğinde aracın trafik kaydındaki şerhin kaldırılmasına,
3-Mahkememizce sair hususlarda verilen karar kesinleştiğinde bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4-Bozmadan sonra yapılan yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına..” karar verilmiştir.

4.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2016 tarihli ve 2016/393 Esas, 2016/724 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 09.07.2019 tarihli ve 2018/8028 Esas, 2019/33854 Karar sayılı ilâmıyla ile, “….Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/722 E. – 2013/220 K. sayılı hükmünün Dairemizin 05.05.2016 tarihli karar ile “Ele geçen kaçak eşyanın, sanık … adına kayıtlı nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve ele geçen eşyanın değeri ile nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, nakil aracının müsaderesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeyle iadesine hükmedilmesi,” gerekçesi ile bozulduğu ancak bozma kararı üzerine yerel mahkemece verilen 06.09.2016 tarihli hükümle Dairemiz kararına direnilerek bir önceki hüküm aynen tesis edilmiş ise de; bozma ilamı sonrası genişletilmiş bir gerekçe ile verilen hükmün özde direnme kararı olmayıp bozmaya eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu; bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesi tarafından yapılması gerektiği cihetle;
Müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadereye ilişkin kararlar (CMUK. 326/son) CMK’nun 307/4. maddesi çerçevesinde bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, ele geçen kaçak eşyanın, suçta kullanılan nakil aracının taşıma kapasitesine göre, miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü

oluşturduğu ve ele geçen eşyanın değeri ile nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, nakil aracının müsaderesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde yerinde olmayan gerekçeyle müsadereye yer olmadığına hükmedilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2019 tarihli ve 2019/552 esas, 2019/681 Karar sayılı kararı ile; “…. Müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadereye ilişkin kararlar (CMUK 326/son) CMK’nun 307/4. maddesi çerçevesinde bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, ele geçen kaçak eşyanın, suçta kullanılan nakil aracının taşıma kapasitesine göre, miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve ele geçen eşyanın değeri ile nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, 27 BL 040 plakalı aracın 5607 sayılı Yasanın 13/1 maddesi delaletiyle TCK’nun 54/1 maddesi uyarınca MÜSADERESİNE,…” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, nakil aracının müsaderesine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunda aracın gizli bölmesinin bulunmadığı ve taşınan eşyanın ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının bildirildiğine, ilk derece mahkemesince verilen direnme kararına istinaden dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yerine aynı dairece karara bağlanmasının usul eksikliğine sebep olduğuna ve re’sen açıklanan sebeplerle nakil aracının müsaderesine ilişkin kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 17.08.2012 tarihinde emniyet görevlilerinin yapmış oldukları istihbari çalışmalar kapsamında keşif ve gözetleme faaliyeti çerçevesinde Suriye ülkesi sınır hattına bir aracın girdiği ve sırt tabir edilen çuvalların yüklendiğinin görülmesi üzerine araç takibe alınmış, 27 BL 040 plakalı olduğu anlaşılan aracın kasasının açık olması sebebiyle içinde rulo şeklindeki malzemenin bulunduğunun görülmesi üzerine …’in sevk ve idaresindeki araç durdurularak, nöbetçi Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada 2800 metre imitasyon deri ve 935 kg ayakkabı perçini ele geçirilmiştir.

2.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/552 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararında; Müsadere bir güvenlik tedbiri olup, müsadereye ilişkin kararlar 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası çerçevesinde bir kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden, ele geçen kaçak eşyanın, suçta kullanılan nakil aracının taşıma kapasitesine göre, miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve ele geçen eşyanın değeri ile nakil aracının bilinen değeri dikkate alındığında aracın müsaderesinin hakkaniyete de aykırı olmadığının anlaşılması karşısında, nakil aracının müsaderesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/552 Esas, 2019/681 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.