Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/2553 E. 2020/14813 K. 14.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2553
KARAR NO : 2020/14813
KARAR TARİHİ : 14.10.2020

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’ın anılan Kanunun 3/18-son, 3/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/05/2018 tarihli ve 2017/803 esas, 2018/562 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08/07/2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2020 tarih ve KYB. 2020/64205 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 8. maddesi 5. fıkrasındaki “Tütün, tütün mamulleri, etil alkol, metanol ve alkollü içkiler piyasasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından gerekli izinleri alarak veya almadan mal veya hizmet üreten, işleyen, ihraç veya ithal eden, pazarlayan, alan veya satan gerçek ve tüzel kişilere aşağıda yazılı idarî yaptırımlar uygulanır” ve aynı Kanun’un 8/5-ı maddesinde yer alan “Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından uygunluk belgesi almadan enfiye, çiğneme, nargile tütünü veya yaprak sigara kâğıdı ya da makaron üretenler ile satan veya satışa arz edenlere (…)(1), beşbin Yeni Türk Lirası idarî para cezası verilir.” şeklindeki düzenleme ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesinde yer alan, ”Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Benzer bir olay nedeniyle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/07/2019 tarihli ve 2019/3259 esas, 2019/33760 karar sayılı ilamında, “Tezgahta açık vaziyette 5,5 kilogram tütün ile 94 paket doldurulmuş makaron satışı yapılan olayda, makaron ve kıyılmış tütünlerin yabancı menşeili olduğunun anlaşılması halinde eylemin 5607 sayılı Yasa kapsamında değerlendirileceği, yerli olduklarının anlaşılması halinde ise idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı gözetilerek, mahkemece alınan bilirkişi raporunda tütün ve makaronların yabancı veya Türk menşeili olduğuna ilişkin açık bir değerlendirme yapılmadığından, makaron ve tütünlerin yerli veya yabancı olup olmadıklarının tespiti hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması” şeklinde belirtildiği üzere, anılan Mahkemenin 07/05/2018 tarihli kararına konu … plakalı araçta yapılan arama sonucunda 200 paket doldurulmuş makaron ele
geçirilen somut olayda, aynı Mahkemenin kararına dayanak oluşturan Adapazarı Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün 06/04/2017 tarihli yazısı ekindeki ekspertiz raporunda, ”Eyma makaronların paketlerinde yurt içinde ve TAPDK izniyle üretildiğini belirtir ibare bulunduğu, yine Sitey makoronların da paketlerinde yurt içinde üretildiği belirtildiği, Calbor marka makaronların üretildiği yerin belirlenemediği” şeklinde tespitte bulunulduğu, Sitey marka makaronun TAPDK izniyle ve Eyma marka makaronun ise yurt içinde üretildiğinin açıklandığı ancak Calbor marka makaronların üretim yerinin belirlenemediği, makaron ve kıyılmış tütünlerin yabancı menşeili olduğunun anlaşılması halinde eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değerlendirileceği, yerli olduklarının anlaşılması halinde ise idarî yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, mahkemece hükme esas alınan ekspertiz raporunda tütün ve makaronların yabancı veya Türk menşeili olduğuna ilişkin açık bir değerlendirme yapılmaması karşısında, makaron ve içindeki tütünlerin yerli veya yabancı olup olmadıklarının tespiti hususunda uzman bilirkişiden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği incelendiğinde; sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan … plaka nolu araçta görevlilerce yapılan aramada 50 paket Eyma marka, 50 paket Sitey marka, 100 paket Calbor marka olmak üzere toplam 200 paket içi tütün ile doldurulmuş makaron yakalanması şeklinde gerçekleşen olayda, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda; “makaronların hiçbirinde TAPDK ve GİB logolarını içerir bandrol bulunmadığı, Eyma marka makaronların paketlerinde yurtiçinde ve TAPDK izniyle üretildiğine dair ibare bulunduğu, Sitey marka makaronların da yurtiçinde üretildiğinin belirtildiği, Calbor marka makaronların ise üretildiği yerin belirtilmediği ve yasadışı yollarla piyasaya arz amacıyla üretildiği anlaşılan bahse konu tütün mamullerinin kaçak olduğu ve yurtiçinde piyasaya arz edilemeyeceği” hususunun bildirildiği, tütün ve makaronların açıkça kaçak olup olmadıkları yönünde görüş bulunmadığı, keza bazı makaronların Türk menşeili olmasına rağmen kaçak olarak kabul edildiği yönünde değerlendirme yapılması karşısında; makaron ve tütünlerin kaçak olup olmadıklarının tespiti hususunda yeniden uzman bilirkişiden rapor alınması sonucuna göre suça konu eşyaların yabancı menşeili olduğunun anlaşılması halinde 5607 sayılı Kanunun 3/5 maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Kanunun 3/10 maddesi ve fıkrası gereğince uygulama yapılması, tüm eşyaların yerli üretim olduklarının anlaşılması halinde kıyılmış tütünler ve makaronlar yönü ile 4733 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı ve Kabahatler Kanunu’nun 24. maddesi uyarınca mahkemece karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme sonucu sanık hakkında sübut bulan eyleminden dolayı yazılı şekilde hüküm kurulduğu gözetilerek,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/05/2018 tarih, 2017/803 Esas, 2018/562 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 14/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.