YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2676
KARAR NO : 2020/14599
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 ve 5607 sayılı Kanunlara muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında 5809 sayılı Yasaya muhalefetten beraat, 5607 sayılı Yasaya muhalefetten hükümlülük, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan doğrudan zarar görmeyen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II. Katılan … İdaresi vekilinin temyizinin münhasıran nakil vasıtasına yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
III. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, CMK’nun 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek, sanıklar hakkında atılı suçtan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olmasının Anayasa’nın 141/3. ve CMK’nun 34, 230 ve 289/9. maddelerinin amir hükmü olduğu dikkate alınarak; iddia, savunma, sanıkların leh ve aleyhindeki kanıtların tartışılması, sanıkların savunmalarına neden itibar edildiğinin denetime imkan verecek şekilde açıklanması, sübutu kabul edilen ve suç oluşturan eylemlerin belirlenmesi ve yasal öğelerinin gösterilmesi gerektiği gözetilmeden gerekçesiz olarak sanıkların beraatine dair hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
IV. Sanıklar …, … ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 14/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.