YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27
KARAR NO : 2023/2734
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/692 E., 2015/237 K.
ŞİKAYETÇİ : Gümrük İdaresi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : … Bakanlığı
SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, suçtan zarar gören … Bakanlığı vekili, şikayetçi Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şîkayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … müdafiinin ve suçtan zarar gören … Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar gören … Bakanlığı ile sanık … müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/692 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, sanık … hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri ile 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yolllaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince erteli 1 yıl 3 ay hapis ve 250 gün karşılığı 5.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafiinin temyiz istemi, hükmün bozulması talebinden ibarettir.
2.Suçtan zarar gören … Bakanlığı’ın temyiz istemi, beraat kararı ile sınırlı olup, hükmün eksik incelemeye dayalı olarak kurulduğuna ilişkindir.
3.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi, beraat kararı ile sınırlı olup, sanık …’ın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, yapılan istihbari çalışmalarda terör örgütü adına silah ve patlayıcı madde bulundurdukları yönünde bilgi alınan şahıslar … ve …’ın ikametlerinde arama kararı ile yapılan aramalarda, …’in ikametinde 2571 paket, …’ın ikametinde 200 karton kaçak sigara ele geçtiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …’ın aşamalarda suçlamaları kabul etmediği, kaçak sigaraları kardeşi … tarafından bilgisi dışında bırakıldığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık …’in aşamalarda atılı suçu ikrar ettiği, kaçak sigaralarla kardeşi …’ın ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
IV.GEREKÇE
A.Şikayetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, açılan kamu davasından haberdar edilmeyen … Bakanlığının hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Sanığın tüm aşamalarda kaçak sigaralarla ilgisinin olmadığını beyan ettiği, diğer sanık kardeşi …’in de bu beyanları doğrular nitelikte savunmada bulunduğu ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’ın savunmasının aksine mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından; suçtan zarar gören … Bakanlığı vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinde belirttiği, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
C.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığın eylemi 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet (4733 sayılı Kanun) suçunu oluşturduğu ve anılan Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılıktan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif
olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.08.2012 yerine 03.09.2012 olarak yazılması,
4.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V.KARAR
A.Şikayetçi Gümrük İdaresinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/692 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararırına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/692 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararında suçtan zarar gören … Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suçtan zarar gören … Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.04.2015 tarihli ve 2013/692 Esas, 2015/237 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Temyiz edenin sıfatına göre 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.