Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/4512 E. 2020/18097 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4512
KARAR NO : 2020/18097
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 223/9. maddesinde “Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği” hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de “fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği”nin belirtildiği, Ceza Genel Kurulunun 24/06/2016 tarih ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında “zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, aksi halde, yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği” görüşünün benimsendiği, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının gerçekleşmesi yargılama yapılmasına engel olup, yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, re’sen kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olduğu, eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal, başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece re’sen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilmesinin gerektiği, dosya kapsamında derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığı, buna göre de;
Zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan sanığın savunmasının alındığı 12/09/2002 tarihi itibariyle sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 maddesinde öngörülen 5 yıllık asli zamanaşımı süresinin hüküm tarihinden önce gerçekleştiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 765 sayılı TCK.nun 102/4 maddesi uyarınca CMK’nun 223/8. maddesine göre sanık hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu eşyanın kaçak olduğu belirlenemediğinden sahibine iadesine, … isimli teknenin sahibine iadesine, üzerindeki şerhin kaldırılmasına, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.