YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/461
KARAR NO : 2020/11552
KARAR TARİHİ : 09.07.2020
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemleri Banka veya Kredi Kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden önce 30.07.2013 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
2. Sanık … hakkındaki hükmün incelenmesinde ise;
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde faaliyette bulunan Şekerbank (…) Ltd.Şti. Ünvanlı bankanın ana kasa sorumlusu olarak görev yapan KKTC vatandaşı ..’in gerek Lefkoşe şubesindeki şahsi ve gerekse … ve …’la müşterek hesaplarına nakit karşılığı olmaksızın fiktif para yatırma işlemleri yaparak veya doğrudan şube kasasına nakit karşılığı olmaksızın tahsilat işlemleri yaparak zimmetine geçirdiği paranın 156.353 TL’lik kısmını bankanın Lefkoşe şubesinden Şekerbank Karşıyaka şubesine 29.09.2006 – 10.08.2007 tarihleri arasında 17 adet havale işlemiyle gönderilmesi ve söz konusu paraların sanık … ve vefat eden babası diğer sanık … tarafından kendi imzalarıyla bankadan çekilmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanık …’ın TCK’nun 158/1-f.-son madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; tüm dosya kapsamının incelenmesinde sanığın banka parasını korumak ve gözetmekle yükümlü olan …’in eylemleri nedeniyle kendi lehine ve banka zararına menfaat temin etmesi nedeniyle, sanığın eylemlerdeki fonsiyonunun TCK’nun 40/2. maddesi kapsamında değerlendirilerek 5411 sayılı Yasanın 160. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.