YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5009
KARAR NO : 2020/19740
KARAR TARİHİ : 23.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
19/08/2008 tarihinde Suriye’den Türkiye’ye giriş yapmak üzere Cilvegözü sınır kapısına gelen sanığın kullandığı araçta muafiyet fazlası 80 litre akaryakıtın ele geçirildiği, sanık hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 26/12/2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Gümrük İdaresine tebliğ edilmeden usulsüz kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 27/09/2009 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle hakkında verilen 10 ay hapis cezasına ilişkin hükmün kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Gümrük İdaresi olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 26/12/2008 tarihli hükme yönelik Gümrük İdaresinin itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 27/09/2009 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanışımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 19/11/2008 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanışımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine, 23/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.