YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10969
KARAR NO : 2022/19074
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar …, … ve … hakkında beraat, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat hükümlerine ve suçta kullanılan nakil aracın iadesine yönelik temyizinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi adına hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde ise;
Suça sürüklenen çocuk …’ın gıyabında verilen kararın kovuşturma evresinde en son bildirdiği adresinde tebliğ edilmesi ve anılan bu tebligatın adreste bulunmadığı şerhi ile iade olunması halinde 6099 sayılı Yasa ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun adres kayıt sistemindeki adresine yapılması gerekirken, doğrudan mernis adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan, suça sürüklenen çocuğun temyiz talebinin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suça sürüklenen çocuk ve sanığın eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının 23. fıkrası olarak
değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18.maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 5/2.maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1)Suç tarihinde 15-18 yaş gurubu içinde olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 31/3 . maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
2)Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, suça sürüklenen çocuğun eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.07.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.12.2013 olduğu,
UYAP’ta yapılan kontrolde;
Dairemizin 2021/7989 Esas sırasında kayıtlı Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/663 E.-2014/491 K. sayılı dosyasında suça sürüklenen çocuğa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 15.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.11.2013 olduğu,
Anılan dosyalarda suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, suça sürüklenen çocuğun bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK.nun 53/4. maddesine aykırı biçimde hak yoksunluklarına hükmolunması,
4) 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununun 106 ncı maddesinin 4 üncü fıkrası hükmüne aykırı olarak suça sürüklenen çocuk hakkında adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmesi,
5) 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmayarak bu hususa ilişkin gerekçe de gösterilmemesi,
Yasaya aykırı, suça sürüklenen çocuk ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.