YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10981
KARAR NO : 2022/18969
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suça sürüklenen çocuk …’ın sevk ve idaresindeki, … plaka sayılı araçta 02/01/2014 tarihinde saat 11.15 sıralarında ele geçirilen 1129 karton kaçak sigaraya ilişkin olarak, sanıklar Murat, Hazım ve Faruk hakkında uygulanan iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbiri kapsamında kayıt altına alınan telefon görüşmelerinden hareketle, yakalanan kaçak sigaraların sanıklar Hazım ve Faruk tarafından Hakkari ilinden temin edilerek suça sürüklenen çocuk … tarafından Erzurum iline nakliyesinin gerçekleştirildiğinden bahisle sanıklar Murat, Hazım ve Faruk hakkında suça sürüklenen çocuk Mehdi’nin kaçakçılık eylemine iştirak ettiği iddiasıyla kamu davası açılıp sanıkların müsnet suçtan mahkumiyetine karar verildiği cihetle; suça sürüklenen çocuk … hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2014/56 sayılı soruşturmaya istinaden Erzurum Çocuk Mahkemesine dava açıldığı anlaşılmakla, delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından dava dosyalarının birleştirilmesi, mümkün olmaması halinde anılan dava dosyasının aslının ya da onaylı örneğinin dosya içerisine alınıp denetime imkan verecek şekilde incelenmesi ve sonucuna göre sanıklarının hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre, sanıklar hakkında suç tarihi aynı (02.01.2014) olan 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan Doğubayazıt 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/82 esas sayılı dosyası üzerinden yürütülüp yargılamasına devam edilen dosyanın yine aynı suç tarihli Iğdır 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/247 esasında kayıtlı dosyası ile birleştiği anlaşılmakla, sanıkların eylemlerinin zincirleme suç hükümleri kapsamında işleyip işlemediğinin takdir ve değerlendirilmesi bakımından adı geçen dava dosyasının incelenmesi ve gerektiğinde birleştirilmesi sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4-5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi’nin TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-İddianamede müsaderesi talep edilmeyen kaçak sigaraların ek savunma hakkı tanınmadan müsaderesine karar verilmesi,
6-Katılan … İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.