Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/10993 E. 2022/17785 K. 06.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10993
KARAR NO : 2022/17785
KARAR TARİHİ : 06.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I.Sanıklar … ve … hakkındaki beraat kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Plakası belirtilen araçlarla kaçak sigara nakli yapılacağı bilgisi üzerine otobanda alınan tertibat sırasında önde sanıklar …’in sürücüsü sanık …’in de içinde bulunduğu araçta, arkasında ise sanık …’ın sürücüsü olduğu araçta gecikmesinde sakınca bulunan hal nedeniyle Cumhuriyet Savcısından alınan arama kararı uyarınca yapılan aramada olayda öncü olduğu değerlendirilen sanıklar … ve …’in bulunduğu araçta suç unsuru olmayıp, sanık …’ın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada 3350 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda, sanıklar … ve … aşamalardaki savunmalarında dosyanın diğer sanıklarını tanımadıklarını, ele geçen sigaralardan haberdar olmadıklarını beyan etmiş iseler de; olay sırasında …’ın üzerinden çıkan telefonla 6 arama kaydı bulunan telefon numarasının sanık …’in üzerinden çıkan telefonda “Osman” ismiyle kayıtlı olduğunun dosyada mevcut 11.07.2013 tarihli tutanakla tesit edildiği de gözetilerek; suç tarihi ve bir hafta öncesine kadar dosyanın tüm sanıklarının suç tarihinde kullandıkları cep telefonlarının tespit edilerek bu telefon numaraları ile ayrıca sanıklar … ile …’in suç tarihinde üzerlerinden çıkan cep telefonu numaralarına ilişkin olay tarihinden 1 hafta öncesi ile bir gün sonrasına kadarki HTS kayıtlarının celbi ile sanıklar arasında görüşme olup olmadığının, beraat eden sanıklar ile mahkumiyet kararı verilen sanıkların Doğubayazıt’tan İstanbul’a birlikte hareket edip etmediklerinin tespiti açısından ortak baz istasyonu kullanıp kullanmadıklarının tespiti ve sanıklar … ile …’in üzerlerinden çıkan telefonlarda kaydı bulunan 0 539 347 37 14 numaralı telefonun suç tarihinde kimin adına kayıtlı olduğunun tespiti ile bu numaraya ait HTS kayıtlarının da celp edilmesinden sonra delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz taleplerinin incelenmesinde;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10, 3/22. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. ve 3/22 madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 5/2. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Sanık …’ın tekerrüre esas adli sicil kaydının 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve müdafii ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.