YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11087
KARAR NO : 2022/18918
KARAR TARİHİ : 21.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık …’nin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kararın sanığa 07.07.2015 tarihinde tefhim edildiği, sanığın hükmü CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 08.09.2015 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1- Sanıklar hakkında TCK’nun 44. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde 5607 sayılı Yasanın 3/19. maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanıklar … ve …’ın 24.09.2013 ve 03.12.2013 tarihli suça konu eylemlerinin TCK’nun 43.maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
Kabule göre de;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin, 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının ”23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümlerden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde
ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek;
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/23, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Sanıklar …, … ve …’ın 24.09.2013 tarihli kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında; 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği ve sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu hususu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Dava konusu eşya hakkında 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsadere kararı verilmesi gerekirken TCK’nun 54. maddesi gereğince karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.