Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/11109 E. 2022/18012 K. 08.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11109
KARAR NO : 2022/18012
KARAR TARİHİ : 08.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanıklar hakkında iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan konuşmalara dayalı olarak kamu davası açılmasına rağmen iletişim tespit kararları, iletişim tespit tutanakları, tape kayıtlarının tutulduğu CD’lerin dosyaya celp edilmemesi, olaya ilişkin fezlekenin onaylı suretinin alınması ile yetinilmesi karşısında sözü edilen belgelerin aslı ya da onaylı sureti alınıp hükme esas alınan dinleme kayıtlarının bulunduğu dosyanın getirtilerek, bunun hukuka uygun bir delil olup olmadığı, usulüne uygun verilmiş bir dinleme kararı bulunup bulunmadığı ve dinleme kayıtlarının bu dosya açısından delil olarak kabul edilip edilemeyeceği incelenip tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıklar …, … ve …’nın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.11.2014 olduğu,
Sanıklar … ve … açısından;
Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 29/03/2022 tarihli 2021/10939 Esas – 2022/6146 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/263 Esas, 2014/955 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 14.03.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.03.2014-09.10.2014 olduğu,
Dairemizin 21/06/2022 tarihli 2021/469 Esas – 2022/11236 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/366 Esas, 2015/935 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 29.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 25/04/2014- 26/09/2014 olduğu,
Dairemizin 2021/20528 Esas sırasında kayıtlı olan Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/914 Esas, 2015/417 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 27.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 04.11.2014 olduğu,
Sanık … açısından;
Dairemizin 17/01/2021 tarihli 2021/8913 Esas – 2022/889 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/293 Esas, 2014/581 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 07.01.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 31.07.2014 olduğu,
Sanık … açısından;
Temyiz edilmeksizin kesinleşen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/666 Esas- 2014/923 Karar sayılı dosyasında sanık …’ye atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 31.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.08.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanıkların eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosyanın aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması, eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde kesinleşen cezaların mahsubuna karar verilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-Doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında TCK’nun 52/2. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 52. maddesine atıf yapılmak suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5-Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.