YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11111
KARAR NO : 2023/3690
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/343 E., 2015/483 K.
SUÇ :4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğine ilişkin olarak; atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun’a (4733 sayılı Kanun) muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, bu itibarla aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerine ilişkin olarak; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz
isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası, sanıklar …, … ve … hakkında ise yine aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 2’şer yıl 6’şar … hapis ve 8.320,00’şer TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararının şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.09.2019 tarihli ve 7-2015/321856 sayılı, ret ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri;
Haklarında yeterli delil bulunmadığı halde soyut iddialara dayanılarak beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Çevre yolu yakınında, sabah saat 04.30 sıralarında, çalışır vaziyette ve arka arkaya park edilmiş şekilde bulunan kamyon ve otomobilden şüphelenilmesi, şahısların kamyonda bulunan yüke ve tanışıp tanışmadıklarına ilişkin çelişkili beyanlarda bulunmaları, şahıslardan … hakkında yakalama kararı bulunması ve açık kasa kamyonun kasa kısmına serili mavi branda altında etrafa saçılmış vaziyette bakslar halinde sigara kutularının görülmesi üzerine savcılıktan, bütün bu hususlar gerekçe gösterilerek gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile yapılan aramada, sanık …’ın sevk ve idaresinde olup sanık …’nın içinde bulunduğu açık kasa kamyonun kasa kısmında 2.945 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanık …’in sevk ve idaresinde olup sanık …’ın içinde bulunduğu otomobilde ise suç unsuruna rastlanmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanık … aşamalarındaki beyanlarında özetle; sanıklardan … ile birlikte araç satın almak için İnegöl’e gittiklerini, Tavşanlı’da kolluk birimlerince durdurulduklarını, önlerinde bulunan araçtan çıkan kaçak sigaralardan haberi ve ilgisi olmadığını belirttiği görülmüştür.
Sanık … aşamalardaki beyanlarında özetle, sanıklardan …’ın teklifi üzerine onunla birlikte İnegöl’e araç satın almak için yola çıktıklarını, Tavşanlı’da yemek yemek için durdukları sırada 35 AS 2729 plaka sayılı araç içerisindeki şahısların da bulundukları yere yemek yemek üzere geldiklerini, bu esnada kolluk birimlerinin müdahale ettiğini, diğer şahıslarla ve kaçak sigaralarla ilgisi olmadığını belirttiği görülmüştür.
Sanık … aşamalardaki beyanlarında özetle; nakliye işi ile uğraştığını, sanıklardan …’ın Domaniç İlçesi’ne başka bir araçla tekstil malzemesi götürdüğünü, Simav yakınlarında aracın bozulduğunu, kendisinin 35 AS 2729 plakalı araçla sanık …’ın bulunduğu yere
gittiğini, araç sanık …’ın sevk ve idaresinde iken kendisinin yorgun olduğu için araçta uyuduğunu, arama yapıldığı sırada uyandığını, aracın içerisinde sigara olduğunu karakolda öğrendiklerini, kaçak sigaralardan haberi olmadığını, araç içerisinde tekstil yüklü olduğunu bildiğini, kaçak sigaraların …’a ait olduğunu, daha sonra malzemelerin yüklendiği yerde çalışan kişilerden öğrendiğini belirttiği görülmüştür.
Sanık … aşamalardaki beyanlarında özetle; sanıklardan … ile birlikte nakliye işi ile uğraştıklarını, gıda çarşısında kamyoncu olarak bildiği bir şahıs ile Domaniç İlçesi’ne tekstil malzemesi götürülmesi için anlaştığını, malzemeyi alarak yola çıktığını, yolda aracının bozulduğunu, sanık …’dan 35 AS 2729 plakalı araç ile yardıma gelmesini istediğini, beklerken yanına yardım için iki şahsın geldiğini ve gerek olmadığını belirtmesi üzerine yanından ayrıldıklarını, bu şahısların … ve … olduğunu karakolda öğrendiğini, sanık … gelince de araçtaki yükü 35 AS 2729 plakalı araca yükleyip yola çıktıklarını, Tavşanlı İlçesi’nde yemek yemek için durdukları sırada kolluk birimlerinin gelerek müdahale ettiklerini, araç içerisinde sigara olduğunu karakolda öğrendiğini,yükün tekstil malzemesi olduğunu bildiğini ve suçlamayı kabul etmediğini belirttiği görülmüştür.
3.Dosya kapsamındaki belgelerden, sanıklardan …’nın başka bir soruşturma kapsamında ara yakalama olarak belirtilen bu olayla ilgili olarak 29.05.2013 tarihinde, müdafii huzurunda verdiği bir beyanında ise özetle; sanık …’ın, sanık …’e ait yükü taşırken aracın arızalanması üzerine aracın yanına vardığında, sanıklar Habib ve Hüseyin’in, sanık … ile birlikte araçtaki yükü kendi getirdiği araca yükledikten sonra hep birlikte farklı araçlarla yola çıktıklarını, yolda yapılan kontrolde ise araçta kaçak sigaraların yakalandığını, kendisinin arata sigara olduğunu bilmediğini belirttiği anlaşılmıştır.
4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 182.929,26 TL olduğu belirlenmiş, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre fahiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Başvurusu Yönünden
Atılı suçun mahiyeti gereği, sanıkların eylemlerine uyan ve suç tarihi itibarıyla somut olaya uygulanması gereken 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden suçtan doğrudan zarar gören kurumun … olduğu, suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, bu itibarla aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
B.Sanık … Müdafiinin Temyiz Başvurusu Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 27.12.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
C.Sanık … Müdafiinin, Sanık … Müdafiinin ve Sanık … Müdafiinin Temyiz Başvuruları Yönünden
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların 4733 sayılı Kanun’un 8 … maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezalandırılmaları yerine, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan ve lehe hükümler içermeyen kanun hükümleri uyarınca haklarında yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun’u 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hüküm tesisi,
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
4.Ele geçen kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde imha kararı verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur.
5.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresi’nin davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
6.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 26.05.1935 gün ve 111/7 sayılı “yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 02.05.1966 gün ve 4/3 sayılı “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar
vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan gerekçeli kararda buna ilişkin meblağın belirlenmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Şikayetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Başvurusu Üzerine
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık … Müdafiinin Başvurusu Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden sanık hakkında sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C.Sanık … Müdafiinin, Sanık … Müdafiinin ve Sanık … Müdafiinin Başvuruları Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Tavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2013/343 Esas, 2015/483 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin, sanık … müdafiinin ve sanık … müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.