Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/11222 E. 2022/17433 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11222
KARAR NO : 2022/17433
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında ayrı ayrı hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde olay günü ihbar üzerine jandarma görevlilerinin yol devriyesi yaptıkları sırada … plakalı aracın devriye aracını fark etmesi üzerine kaçmaya çalıştığı, hafif hasarlı kaza yaparak kaçmaya devam ettiği ve daha sonra kapıları açık ve terkedilmiş bir halde bulunması üzerine araçta yapılan aramada toplam 3520 karton kaçak sigara ele geçirildiği, sanıklar … ile …’un aşamalarda ısrarla olayla ilgilerinin olmadığını beyan etmeleri karşısında, öncelikle gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi açısından, sanıklar … ile …’un diğer sanık … ile birlikte hareket edip etmediklerinin tespiti açısından sanıkların olay tarihinde kullanımlarında bulunan GSM numaralarının suç tarihi ve yakın tarihlere ait HTS dökümlerinin sinyal bilgilerini içerir biçimde dosyaya celbedilerek, ortak baz istasyonu kullanıp kullanmadıklarının tespit edilmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanıklar … ile …’un hukuki durumunun değerlendirilmesi gözetilmeden eksik kovuşturma ile sanıklar … ile … hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de,
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa 3/18 maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca hapis cezasında da teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Eylem ve menfaat birliği ile hareket eden sanıkların eylemi 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesi gereğince toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bireysel kaçakçılıktan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
5- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Sanık … yönünden yapılan UYAP incelemesinde;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 12.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.06.2014 olduğu,
-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/125882 Tebliğname sırasında kayıtlı Ağrı 1.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/765 Esas – 2021/744 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 03.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 05.07.2013 olduğu,
Sanık … yönünden yapılan UYAP incelemesinde;
Halen derdest olan Erçiş 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 28/06/2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.10.2013 olduğu,
Sanıklar hakkında UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede, benzer eylemleri nedeniyle, suç tarihleri birbirine yakın dava dosyalarının bulunduğu anlaşılmakla, Yerel mahkemece UYAP kayıtları taranarak, sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, bu dosyalardaki eylemlerin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, kesinleşmiş ceza var ise mahsup edilip edilmeyeceği hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
6- İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu kaçak sigaralar hakkında herhangi bir karar verilmemesi,
7- Üç sanığın da mahkumiyetine karar verildiği halde katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin “sanıktan tahsili ile katılan kuruma ödenmesine” yazılması suretiyle hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ile katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.