Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/11372 E. 2023/6905 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11372
KARAR NO : 2023/6905
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.02.2014 tarihli ve 2013/541 Esas, 2014/66 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)

62 nci maddesi uyarınca sonuç olarak 2 yıl 11 … hapis cezası ve 20.000 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

2.Anılan kararın sanıklar ve katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 29.11.2018 tarihli ve 2015/10217 Esas, 2018/14070 Karar sayılı kararı ile “tutanak tanıklarının dinlenmesi, lehe aleyhe değerlendirilmesi…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/62 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci, 52 nci ve 54 üncü maddeleri uyarınca sonuç olarak 2 yıl 11 … hapis cezası ve 20.000 TL adlî para cezaları ile cezalandırılmalarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran nakil aracının iadesi kararının bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanıkların temyiz isteği; hükmün bozulması taleplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine olay günü sanık …’ın sevk ve idaresinde yanında sanık …’in bulunduğu araç durdurularak dışarıdan bakıldığında araç içinde kolilerin olduğunun görüldüğü, kolilerde ne olduğu sanıklara sorulduğunda gümrük kaçağı sigara olduğunu şifai olarak söylemeleri üzerine, Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca saat 18.40 da yapılan aramada toplam 18000 paket bandrolsüz, gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.

2.Sanık … tüm aşamalarda atılı suçu ikrar etmiş, her ne kadar sanık … suçu inkar etmiş ise de; bozma ilâmı sonrası alınan savunmasında, sigaraları İsmet ile birlikte aldıklarını, satmak için … iline götürürken yakalandıklarını beyan etmiştir.

3.17.07.2013 tarihli keşif üzerine düzenlenen 31.07.2013 havale tarihli bilirkişi raporunda; suça konu sigaraların kaçak ve bandrolsüz olduğu bildirilmiştir.

4.Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 20.09.2013 tarihli yazısı ile sanıklar arasında iletişim tespit kayıtlarının getirtildiği ve sanıklar arasında 27.05.2013 ve olay günü olan 28.05.2013 tarihlerinde arama kayıtlarının bulunduğu bildirilmiştir.

5.Tutanak tanıkları dinlenmiştir.

6.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, kaçak eşyanın 102.291,84 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğu ve fahiş değerde olduğu anlaşılmıştır.

7…. adına kayıtlı bulunan ve iddianamede müsaderesi talep edilen suçta kullanılan… plakalı nakil aracının Mitsubishi marka 1997 model kapalı kasa kamyonet olup 05.06.2013 tarihinde siciline tedbir şerhi konulduğu anlaşılmıştır.

8.Malen sorumlunun beyanı alınmamış ancak; dosyada mevcut dilekçelerinde aracın iadesini talep etmiştir.

IV. GEREKÇE
Ele geçen kaçak sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olması, sanıkların ikrarı karşısında sanıkların üzerine atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;

Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi hâlinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup,

Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma

görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması karşısında hükmün bu nedenle bozulmasında zorunluluk bulunmaktadır.

2.Kayden araç maliki olan …’ın usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığı tespit edilerek, mahkemece suça konu aracın müsaderesi için 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde belirtilen müsadere şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesinden sonra şartların oluştuğunun kabul edilmesi hâlinde 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müsaderenin malen sorumluyu dinleyip iyiniyet hususu tartışılarak sonucuna göre aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2019/62 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.