YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12873
KARAR NO : 2023/10423
KARAR TARİHİ : 28.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/553 E., 2019/762 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/553 Esas, 2019/762 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin bir yıldan sonra gelenler cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 26.11.2019 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleşmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.09.2020 tarihli ve 94660652-105-35-12233-2020-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2020 tarihli ve KYB-2020/81724 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2020 tarihli ve KYB-2020/81724 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“7146 sayılı Askerlik Kanunu ile Diğer Bazı Kanunlarda ve 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci maddesi ile 1111 sayılı Askerlik Kanunu’na eklenen geçici 55. maddede yer alan, “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dâhil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri hâlinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç … içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar…. Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın bakaya kalma eyleminden dolayı yapılan yargılama devam ederken 02.08.2018 tarihinde anılan değişikliğin yürürlüğe girdiği, değişiklik uyarınca Mahkemesince kovuşturmanın sonlandırılması ya da kovuşturmaya devam edilmesi için sanığa değişiklik kapsamında bedelli askerlikten yararlanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan suçların oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir.
2.5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kararların Tebliği” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, “İdari yaptırım kararı, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında sanığın bakaya kalmak eylemine ilişkin Bayraklı Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulu tarafından düzenlenmiş olan 02.12.2014 tarihli ve 2014/137 Esas sayılı idari para cezası kararında; 5326 sayılı Kanun’a göre başvurulacak kanun yolu ve süresinin açık bir şekilde belirtilmediği gibi tebliğ mazbatasında da idari para cezasına ilişkin izlenecek usul ile ilgili bir bildirimin bulunmadığı ayrıca 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken
idarî para cezasına ilişkin tebligatın doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkartılarak, bu adreste 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 22.12.2014 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında; idari yaptırım kararının tebligatının da usulüne uygun olmadığı dolayısıyla sanık hakkında usulüne uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmadığı anlaşılmıştır.
3.Belirlenen husus yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.