Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/13141 E. 2021/12992 K. 19.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13141
KARAR NO : 2021/12992
KARAR TARİHİ : 19.10.2021

Manevi veya mali haklara tecavüz suçundan … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 16/10/2019 tarihli ve 2019/87554 soruşturma, 2019/53543 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 07/02/2020 tarihli ve 2020/7297 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01/10/2020 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2020 tarihli ve KYB. 2020-89053 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanunun kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
… Cumhuriyet Başsavcılığınca, manevi veya mali haklara tecavüz suçunun şikayete bağlı olduğu, dosyada mevcut vekaletnamede müşteki şirket vekiline şikayet hakkı tanındığı yönünde herhangi bir ibarenin yazılı olmadığı, bu nedenle geçerli bir şikayet olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 04/03/2020 tarihli ve 2019/1034 esas, 2019/1948 karar sayılı ilâmında,” … Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir. Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekalet konusu 6100 sayılı HMK’nun 71-83. maddelerinde düzenlenmiş olup, hem HMK’da hem de Türk Borçlar Kanununda vekaletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir….” şeklinde belirtildiği üzere, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçların suçtan zarar göreni tüzel kişi ise, tüzel kişinin şikayet hakkını yetkili organları ve kanuni temsilcileri ile kullanılabileceği nazara alındığında, somut olayda müşteki şirket yetkilisi tarafından, Beşiktaş 30. Noterliğince düzenlenen 25/01/2019 tarihli ve 00180 sayılı vekaletname ile müşteki tüzel kişi adına her türlü dava ve işlemleri takip ile şirketin menfaatlerini korumak yönünden yetkilendirilen Avukat Meltem Akkaya’nın, söz konusu şikayeti ile şirketin menfaatlerini koruduğu ve vekaletnamenin kapsamının esasen şikayet hakkını da içerdiği halde 03/06/2019 tarihli dilekçesinin geçerli bir şikayet dilekçesi olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İhbarnamede, … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 07/02/2020 tarihli kararının değişik iş sayısının 2019/7297 yerine, 2020/7297 olarak gösterilmesi, maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden … 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 07/02/2020 tarihli ve 2019/7297 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 19.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.