Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/13440 E. 2021/11486 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13440
KARAR NO : 2021/11486
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5728 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : 16/12/2015 tarihli karar ile sanık hakkında hükümlülük, müsadere; 12/01/2016 tarihli ek karar ile sanık hakkında temyiz talebinin reddine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Şikayetçi Yayıncılar Meslek Birliği vekilinin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
5846 sayılı Kanunun 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75. maddesindeki “71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir” şeklindeki düzenlemeye göre, şikayetçinin 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri ibraz etmediği anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin 12.01.2016 tarihli ve 2015/172 Esas ve 2015/308 Karar sayılı ek kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, şikayetçi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle redde dair ek kararın ONANMASINA,
II) Sanık müdafiinin temyiz istemine göre yapılan incelemede;
1.Şikayetçi vekilinin dava konusu materyaller ile ilgili olarak 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri usulüne uygun şekilde ibraz etmediği gözetildiğinde, sanık hakkında 5846 sayılı Kanunun 81/4. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas, 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplumu oluşturan bireyler olduğu, 5237 sayılı TCK’nun hazırlanmasında esas alınan suç teorisine göre bu durumda yani suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireyler olması halinde tüzel kişiler suçtan zarar gören olmalarına rağmen suçun mağduru sayılmayacağından meslek birliklerinin şikayetçi olması halinde de durumun değişmeyeceği cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında; İzmir 1. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 14/05/2015 tarih, 2015/49 Esas, 2015/136 Karar sayılı kararı ile verilip 20.09.2021 günü incelemesi yapılan ve Dairemizin 2021/10228 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen dava dosyasının mevcut bulunduğunun tespit edilmesi karşısında;
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle bu dosyalar arasında TCK’nun 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması ve ulaşılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yukarıda anılan dosyanın kesinleşmediği hususu da göz önünde bulundurulmadan TCK’nun 43/1. maddesi uyarınca yapılan artırım üzerinden mahsup yapılmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 10.10.2014 yerine 09.10.2014 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’nun 326/son madde ve fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.