YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13612
KARAR NO : 2023/4189
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/460 E., 2015/1340 K.
SUÇ : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 08.10.2013, 09.04.2014
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/460 Esas, 2015/1340 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na (7201 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz temyiz sebepleri; tanıklar … ve …’ ın aşamalarda tespit edilen beyanlarının sanıklar aleyhine olmasına karşın tanık beyanları gerekçe gösterilerek beraat kararı verilmesinin kanuna aykırı olduğuna, tanık beyanları uyarınca katılanın tebligat tarihinde şehir dışında olduğunun belirtilmesine karşın bu yönde araştırma yapılmadan eksik kovuşturma ile karar verildiğine, karar verilirken katılanın uğradığı mağduriyetin göz önünde bulundurulmadığına, kararın bozularak sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan adına Şanlıurfa 4. ve 6. Asliye Ceza Mahkemelerinden gönderilen tebligatların sanıklar tarafından alındığı ancak muhatabı olan katılana teslim edilmediği iddiası ile sanıklar hakkında dava açılmıştır.
2.Sanıklar aşamalarda alınan savunmalarında, suçlamaları kabul etmediklerini, teslim aldıkları tebligatları katılana ulaştırdıklarını beyan ettikleri görülmüştür.
3.Katılan beyanlarında, 2013 yılından beni İstanbul ilinde çalıştığını, kendi adına gönderilen tebligatlardan hiçbirinin kendisine ve ailesine ulaşmadığını, 2-3 ayda bir köye gelip gittiğini, sanık …’ ın 2004 yılından beri muhtar olduğunu ve bu tarihten beri gelen tebligatları kendisine vermediğini, adına gelen sadece kredi kartı ile ilgili gelen tebligatları ulaştırdığını, aralarında husumet bulunduğunu, olay nedeniyle maddi zararının bulunmadığını ancak tebligat kendisine ulaştırmadığı için hakkımda yakalama kararı çıktığını ve 3 saat kelepçeli şekilde tutulduğunu beyan etmiştir.
4.Tanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında, olay tarihinde motorsikleti ile sanık …’ı katılanın ikametine götürdüğünü, sanığın da tebligatı kendisine teslim ettiğini, teslim edildiği anı görmediğini, ancak tebligatı teslim etmek üzere sanık …’yi katılanın adresine götürdüğünü, tebligatı teslim edip geldiğini, daha sonra da motosiklete bindiğini ve diğer tebligatları dağıtmaya başladıklarını beyan etmiş, kovuşturma aşamasında ise sanığı katılanın adresine götürdüğünü, ancak kendisine teslim edip etmediğini bilmediğini beyan etmiştir.
5. Tanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında market işlettiğini, 2013 yılında katılanın kendisine ait dükkanda olduğu sırada sanık …’ın dükkana geldiğini ve dükkanda bulunan katılan kaçak elektrik cezasından dolayı geldiğini bildiği bir tebligatı teslim ettiğini beyan etmiş, kovuşturma aşamasında alınan beyanında ise, sanık …’ nin tebligatları dağıttığı tarihte katılanın il dışında çalıştığını, tebligatı katılanın bir akrabasına teslim ettiğini bildiğini beyan ettiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde, 7201 sayılı Kanun’a göre; sanıkların muhatap adına kendisine tebligat yapılacak kişilerden olmaması ve kendisine teslim edilen tebligat evrakını sadece muhafaza etmekle mükellef olup, ilgilisine götürüp verme yükümlüğünün bulunmaması karşısında, sanıklar bakımından unsurları itibari ile oluşmayan suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmesinin gerekmesine karşın, aynı fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmesi sonucu itibarı ile … bulunduğundan, haklarında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 2015/460 Esas, 2015/1340 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.