YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13625
KARAR NO : 2023/683
KARAR TARİHİ : 23.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/387 E., 2015/1208 K.
SUÇ : 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’a (6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun) Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği
temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kuşadası (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 05.04.2012 tarihli ve 2011/766 Esas, 2012/319 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4320 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan (uygulama maddesi gösterilmeden) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.05.2013 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve tehdit suçları nedeni ile Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.09.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilmesi sonrasında yapılan ihbar uyarınca aynı Mahkemenin 2014/1683 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamaya başlanılmış ise de, ihbar yapılan dava dosyasına ilişkin hüküm bakımından infazın durdurulmasına karar verilerek kanun yararına bozma yoluna başvurulması amacı ile dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi nedeni ile aynı Mahkemenin 10.03.2015 tarihli ve 2014/1683 Esas, 2015/276 Karar sayılı kararıyla, hüküm açıklanmamış ve hapis cezasının açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükmün aynen infazına karar verilmiştir.
3. Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ihbara konu hüküm bakımından kanun yararına bozma yoluna gidilmediğinin belirtilmesi üzerine, sanık tarafından denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı suç işlediğine yönelik ihbar tekrar ele alınmış ve Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/387 Esas, 2015/1208 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 15.05.2013 tarihinde işlemiş olduğu hakaret ve tehdit suçları nedeni ile aynı Mahkemenin, 05.09.2014 tarihli ve 2014/97 Esas, 2014/308 Karar sayılı kararıyla mahkumiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın, 4320 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan (uygulama maddesi gösterilmeden) ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.11.2020 tarihli ve 2016/66032 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’ ne tevdi olunmuş, anılan Daire’nin 01.07.2021 tarih, 2020/7038 Esas, 2021/15498 Karar sayılı kararı ile Daire’ye gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un tümüyle yürürlükten kaldırılması ve 6284 sayılı Kanunda da tedbire aykırı davranışın da zorlama hapsi olarak düzenlenmesi nedeni ile suç olmaktan çıkarılan eylem bakımından 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
B.Sanığın temyiz sebepleri;
1.Olay tarihinden bir gün önce yaptıkları telefon görüşmesi uyarınca, eve gelmesinde eşinin rızasının bulunduğuna, olay tarihinde eşi ve oğlununa telefonlarında ulaşamayınca evin de sobalı olması nedeni ile
durumlarını merak edip eve gittiğine ancak eve girmediğine, bu olaydan sonra kendisine tedbir kararının tebliğ edildiğine ve tedbir kararından olay tarihinde haberdar olmadığına ve suçsuz olduğuna,
2.Re’ sen tespit edilecek diğer hususlara, ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hükümden önce, 20.03.2012 tarihli ve 28239 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı gün yürürlüğe giren 08.03.2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 14.01.1998 tarihli ve 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan bu kanun hükümlerine göre hakkında tedbir kararı verilen şiddet uygulayan, bu kararın gereklerine aykırı hareket etmesi halinde, fiili bir suç oluştursa bile ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre hakim kararı ile üç günden on güne kadar zorlama hapsine tabi tutulur şeklindeki düzenleme ile tedbire muhalefet eyleminin yaptırımının yeniden düzenlendiği, tanımlar başlıklı 2 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde ise hakim tanımı ile Aile Mahkemesi hakiminin ifade edildiğinin anlaşılması karşısında, anılan yeni düzenleme uyarınca tedbir kararlarına aykırılık halinde görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kuşadası 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/387 Esas, 2015/1208 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2023 tarihinde karar verildi.