YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14228
KARAR NO : 2022/19243
KARAR TARİHİ : 26.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, kaçak sigaraların müsaderesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanık … müdafinin eski hale getirme talepli temyiz talebinin incelenmesinde;
Gerekçeli kararın 13.07.2015 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın bizzat kendisine tebliğ edilmesine rağmen sanık müdafinin kararı CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 14.09.2015 tarihinde temyiz ettiği ve eski hale getirme talebinde bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafinin eski hale getirme şartlarının bulunmadığı gözetilerek temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE
II- Sanıklar …, … ve …’un temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Suçta kullanılan … plakalı nakil aracına ilişkin olarak dosyadaki rent a car sözleşmelerine bakıldığında aracın farklı tarihlerde Alaattin … ve … Vedat …’e kiralandığının anlaşıldığı, talimat mahkemesince dinlenen sanıklar … ve …’un 11.02.2014 tarihli eylemde kaçak sigaraların … Vedat …’e; 19.02.2014 tarihli eylemde kaçak sigaraların Alaattin …’e ait olduğuna dair beyanda bulundukları gözönüne alındığında, Alaattin … ve … Vedat …’in tanık sıfatıyla dinlenilmesine, gerektiğinde haklarında suç duyurusunda bulunulmasına, dava açılması halinde dosyaların birleştirilmesine, açılmaması halinde soruşturma evraklarının dosya içine alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinin ardından sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10, 3/22, 4/2. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 4/2 ve 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2- Sanık … ve … açısından; 11.02.2014 tarihli eylemde 730 karton kaçak sigara, 19.02.2014 tarihli eylemde 698 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, sanıkların eylemlerinin zincirleme suç kapsamında olduğu anlaşılmakla, haklarında TCK’nun 43. maddesinin uygulanması gerekirken yazılı şekilde tek suçtan hüküm kurulması,
3- Sanık … açısından; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihlerinin 11.02.2014-19.02.2014, iddianame düzenleme tarihinin 26.03.2014 olduğu,
UYAP’tan yapılan kontrolde, yargılaması devam eden Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2022/183 E. sayılı dosyasında suç tarihinin 22.12.2013, iddianame düzenleme tarihinin 26.02.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında TCK’nun 52/2. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 52. madde ve fıkrasına atıf yapılmak suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
5- TCK’nun 52/4. maddesi gereğince, sanığın taksitlerden birisini zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğine dair ihtar yapılması gerekirken infazı kısıtlar şekilde sanıklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5275 sayılı Yasa’nın 106. maddesi gereğince hapse çevrileceğine dair ihtar yapılması,
6- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
7- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”11.02.2014-19.02.2014” yerine ”11.02.2014” olarak gösterilmesi,
8- İddianamede adli emanette bulunan DVD’lerin dosyada delil olarak saklanması ve suçta kullanılan cep telefonun müsaderesi talep edildiği halde mahkemece bu hususlarda herhangi bir karar verilmemesi,
9- Dava konusu kaçak sigaranın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsadesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
10- Suçta kullanılan 23 LS 142 plakalı nakil aracı üzerine 20.02.2014 tarihinde konulan şerhin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesine göre sanıkların kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 26/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.