YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14229
KARAR NO : 2022/17313
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Tüm dosya kapsamının incelenmesinde Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nca iletişimin tespiti suretiyle yürütülen soruşturma kapsamında, 05.04.2014 tarihinde …ve …’dan ele geçirilen 3871 paket gümrük kaçağı sigara ile ilgili olarak sanıklar …ve … hakkında Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/207 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yapıldığı, sanık … hakkındaki dosyanın ise tefrik edildiği, ancak …ile sanık … arasındaki görüşmeleri içerir tape kayıtlarının incelenmesinde yakalama konusu sigaraların sanık … tarafından satılarak teslim edildiği yönünde bilgiler edinilmesi üzerine sanık … hakkında temyize konu davanın açıldığı anlaşılmış ise de, sanıklar …ve … hakkında Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/207 E- 2015/125 K. sayılı kararının Dairemizin 2021/21040 E- 2022/14940 K. sayı 26.10.2022 tarihli ilamı ile bozulduğu ve yargılamalarının halen anılan mahkemede devam ettiği anlaşılmakla, hukuki ve fiili irtibat nedeniyle iş bu dava dosyası ile her iki davanın birleştirilerek birlikte görülmesinde sonra delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre ise;
1)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2)Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.04.2014 ve 10.05.2014 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.06.2014 olduğu,
UYAP’ta yapılan kontrolde;
Temyiz edilmeksizin kesinleşen İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/208 E.-2021/905 K. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 11.04.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.07.2014 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosya incelenip, kesinleşen dosya celp edilerek sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, kesinleşen cezanın mahsubu hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.