Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/14255 E. 2023/6714 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14255
KARAR NO : 2023/6714
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/197 E., 2015/599 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : 1.Sanıklar …, …, …, …, …, …, … hakkında beraatleri,
2.Sanıklar …, …, … hakkında mahkûmiyetleri, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzelterek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararı
ile sanıklar …, …, …, …, …, … ve … hakkında beraatlerine; sanıklar …, …, … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2’şer yıl 6’şar … hapis ve 80,00’er TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2.Yukarıda bahsi geçen kararın katılan … İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar …, … ve … tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.12.2019 tarihli ve 7-2015/426278 sayılı, onama ve düzelterek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; bir kısım sanık hakkında verilen beraat kararlarının, dosyada mevcut iletişimin tespiti ve kayıt altına alınmasına ilişkin tutanaklara, hts kayıtlarına ve tüm dosya kapsamına göre yerinde olmadığına, haklarında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Sanıklar …, … ve …’nin temyiz sebepleri; haklarında verilen mahkumiyet kararlarının yerinde olmadığına, bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1…. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir projeli çalışma kapsamında 5607 sayılı Kanun’a muhalafet nedeniyle usulüne uygun şekilde alınan iletişimin tespiti ve kayda alınmasına ilişkin kararlara ilişkin olarak yapılan dinlemeler neticesinde, sanık …’ın sevk ve idaresindeki, sanık …’nın içinde bulunduğu araçta, … Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/377 Değişik İş sayılı arama kararı ile yapılan aramada, damper kısmında pistonlu düzeneğe bağlı olarak oluşturulmuş zulalı bölme içerisinde 996 karton kaçak sigara ele geçirildiği, araçtaki sanıkların beyanlarından aracın sanık … tarafından sigara yüklü olarak teslim edildiği, iletişimin tespiti ve kayda alınmasına ilişkin tutanaklardan ise diğer sanıkların da olayla ilgili telefon görüşmelerinin bulunduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık …’ın aşamalardaki savunmasında; iş amacıyla gittiği Özalp İlçesi’nde bulunan ve sebze meyve dükkanı işleten … … isimli şahıs tarafından aracın kendisine, Pasinler’den patates yükü alınmak üzere teslim edildiğini, … tarafından telefonuna yeni bir hat takıldığını ve şahsın ismini İslam olarak telefona kaydettiğini, sanık …’ın kendisine ücreti karşılığı yardımcı olmak amacıyla araçta bulunduğunu, araçta sigara yüklü olduğunu bilmediklerini beyan ettiği, sonradan yaptırılan teşhis işleminden ve telefon numara kaydının incelenmesinden … olarak ismi geçen şahsın … olduğunun anlaşıldığı görülmüştür.
Sanık …’nın aşamalardaki savunmasında; sanık … ile aynı yönde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık …’nin aşamalardaki savunmasında; Erdoğan’ı 3-4 yıldır tanığını, telefon numarasını fiilen kendisinin kullandığını, daha önce kaçak sigara işi ile uğraştığını, bu işlerde Erdoğan’ın kendisine aracılık ve gözcülük yaptığını, uzun süredir bu işlerle uğraşmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Haklarında beraat kararı verilen sanıkların aynı yöndeki savunmalarında; ele geçen kaçak sigaralarla
ilgileri olmadığını, görüşmelerin bu olayla ilgili olmadığını, suçsuz olduklarını beyan ettikleri görülmüştür.

3.Suçun işlenmesinde kullanılan ve üzerinde zula tertibatı bulunan nakil aracının kayden malikinin sanık … olduğu anlaşılmış olup, malen sorumlu sanığın beyanında, aracı 2013 yılı Haziran ayında başka bir şahsa 25.000,00 TL’ye sattığını, aracın resmi olarak devrini henüz yapmadıklarını, şahsın iletişim bilgilerini bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.

4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 54.742,19 TL olarak belirlendiği görülmüş olup, bu değerin suç tarihi itibariyle Dairemiz kabulüne göre normal olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A.Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı Yönünden Yapılan İncelemede
Dosyada mevcut iletişimin tespiti ve kayda alınmasına ilişkin tutanaklarda sanığın atılı suçu işlediğine dair bir görüşme kaydına rastlanmadığı, yine dosya kapsamında savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve mahkumiyetine yeterli bir delil bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından mahkeme kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.

B.Haklarında Beraat Kararı Verilen Sanıklar …, …, …, …, … ve … Yönünden Yapılan İncelemede
Dosya içeriği, usulüne uygun olarak alınan … Sulh Ceza Mahkemesinin 27.05.2013 tarih ve 2013/766 Karar sayılı iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması kararı üzerine yapılan dinlemeler, iletişimin tespiti tutanakları, sanıkların aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar …, …, …, …, … ve …’ın, haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklar …, … ve … ile fikir ve eylem birliği içerisinde sigara temini, nakli, gözcülük ve öncülük faaliyetleri ile sigaraların piyasaya sürülmesi konusunda ortak bir şekilde hareket ederek atılı suçu toplu olarak iştirak halinde işledikleri sabit görüldüğünden haklarında, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile aynı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

C.Haklarında Mahkumiyet Kararı Verilen Sanıklar …, … ve … Yönünden Yapılan İncelemede
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3
oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, onsekizinci, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması karşısında hükmün bu nedenle bozulmasında zorunluluk bulunmaktadır.

2.Sanıklardan 996 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiilleri, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayini,

3.Sanıkların, haklarında beraat kararı verilen sanıklar …, …, …, …, … ve … ile fikir ve eylem birliği içerisinde sigara temini, nakli, gözcülük ve öncülük faaliyetleri ile sigaraların piyasaya sürülmesi konusunda ortak bir şekilde hareket ederek atılı suçu toplu olarak iştirak halinde işledikleri anlaşılmakla haklarında, 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

4.Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 Esas, 2017/272 Karar sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 28.07.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 24.03.2014 olduğu,
Dairemizin 2022/3963 Esas, 2023/185 Karar sayılı dosyasına konu … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/329 Esas, 2021/1276 Karar sayılı dosyasının, incelemeye konu iş bu dosya ile sanık …’ın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, bahse konu dosyada suç tarihinin 04.06.2013, iddianame düzenlenme tarihinin 31.03.2015 olduğu anlaşılmakla,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.

5.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi’nin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

V. KARAR
A.Sanık … Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Sanıklar …, …, …, …, …, …, …, … ve … Yönünden
Gerekçe bölümünde (B ve C) bentlerinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.11.2015 tarihli ve 2014/197 Esas, 2015/599 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin, o yer Cumhuriyet savcısının, sanık …’ın, sanık …’nin ve sanık …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanıklar …, … ve …’nın 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.06.2023 tarihinde karar verildi.