YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14431
KARAR NO : 2023/3272
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/964 E., 2015/998 K.
SUÇ : 5188 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği suçun unsurlarının oluşmadığına,
2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanık hakkında 5188 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca kurulan ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmamasının hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
II. GEREKÇE
1.O yer Cumhuriyet savcısının bir kısım temyiz istemi ile tebliğnamedeki görüşün değerlendirilmesi;
O yer Cumhuriyet savcısı tarafından, sanık hakkında 5188 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde düzenlenen suçlardan ayrı ayrı mahkûmiyet kararları verilerek hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş iken temyize konu hükümle yalnızca anılan maddenin (c) bendi uyarınca kurulan hüküm açıklanarak (d) bendinden kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmamasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunulmuş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinde de aynı gerekçeyle kararın bozulması gerektiği yönünde görüş bildirilmiş ise de 5188 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanması geri bırakılmakla birlikte temyiz incelemesine konu Mahkemenin 08.10.2015 tarihli ve 2014/964 Esas, 2015/998 Karar sayılı kararıyla bu suçtan kurulan hükmün açıklanmadığı, bu itibarla temyiz incelemesine konu olabilecek bir hüküm bulunmadığı anlaşılmakla o yer Cumhuriyet savcısının bu yöne ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve bu yönden dosyanın incelenmeksizin mahalline iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Aynı gerekçe ile tebliğnamedeki bu yönden bozma isteyen görüşe de iştirak edilmemiştir.
2.O yer Cumhuriyet savcısının sair temyiz istemleri, sanığın temyiz istemi ve re’sen gözetilen hususların değerlendirilmesi;
a) Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5188 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
b) Suç tarihi 18.04.2008 olup, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği 04.12.2012 tarihi ile sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 21.11.2013 tarihine kadar zamanaşımının durduğu da dikkate alındığında, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık uzatılmış zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde 1 numaralı madde başlığında açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısının 5188 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendindeki suça ilişkin temyiz istemi yönünden esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2.Gerekçe bölümünde 2 numaralı madde başlığında açıklanan nedenle Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/964 Esas, 2015/998 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.