Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/15543 E. 2021/18874 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15543
KARAR NO : 2021/18874
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 556 sayılı KHK’ya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan (suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/7. maddesinin aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanıklar hakkında 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik CMK’nun 253. ve 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Kabule göre de;
… İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince durumlarından şüphelenilen sanıklar … ve …’ın, … şubesinin ön tarafında … plakalı aracın içerisinde bekledikleri esnada diğer sanık …’ın kargo şubesinden teslim aldığı koli ile araç içerisindeki diğer sanıkların yanına geldiği ve elindeki koliyi araca koymak istediği sırada kolluk görevlileri tarafından durdurularak koli içinde ne olduğunun sorulduğu, koli içinde taklit parfüm bulunduğunu beyan etmeleri üzerine 60 adet parfümün muhafaza altına alındığı, marka hakkı sahibi firmaların sanıklar hakkında 6 aylık yasal şikayet süresi içerisinde şikayetçi oldukları, sanıkların ele geçen taklit parfümleri satacaklarını tüm aşamalarda ikrar ettikleri somut olayda, sanıkların eyleminin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1. maddesinde tanımlı “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üretme, satışa arz etme veya satma” suçunu oluşturması, sanıkların suça konu parfümleri üreten kişilerden ticari amaçla alarak, satışa arz etmek için kargo şubesinden teslim alıp araç içerisine koyacakları sırada kolluk kuvvetleri tarafından yakalanmaları ve böylece işlemeyi kastettikleri marka hakkına tecavüz suçunu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadıklarının anlaşılması karşısında; sanıklara atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nun 35. maddesinin uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, Üye …’in hazırlık hareketleri kapsamında kalan eylemleri nedeniyle suçun sübuta ermediğine ve sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine dair karşı oyu ve oy çokluğuyla 28.12.2021 tarihinde karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklar hakkında;
556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A-1.maddesinde tanımlı “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas oluşturması suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üretme, satışa arz etme veya satma” suçunu oluşturması, sanıkların suça konu parfümleri, üreten kişilerden ticari amaçla alarak satışa arz etmek için kargo şirketinden teslim alıp araç içerisine koyacakları sırada kolluk kuvvetleri tarafından yakalanmaları ve böylece işlemeyi kastettikleri marka hakkına tecavüz suçunu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamadıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların atılı suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesi ile Dairemizin sayın çoğunluk görüşü tarafından … Asliye Ceza Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş ise de, sayın çoğunluğun bu yöndeki bozma düşüncesine katılamıyorum:
ŞÖYLEKİ; 25.02.2014 tarihli olay, yakalama, tespit ve teslim tutanağı incelendiğinde, kısaca ve özetle, dava dışı … adlı kişinin yakalanıp, bu kişilerin yanında sanıklar …, … ve …’in de olduğu, … plakalı araç ile geldikleri bilgisinin alınması üzerine, görevlilerce … önünde içinde 2 kişinin oturduğu araç görülüp, bu esnada kargo şirketinden elinde koli ile çıkış yapan bir başka kişinin görülmesi ve görevli polis memurlarınca yapılan beyan tespitinde sanık …’in elindeki koli içinde taklit parfüm olduğunu beyan etmesi, araç içerisindeki diğer sanıklarla birlikte kolideki parfümlerin yurt dışı üretimi, taklit parfüm olduğunu, … ili içerisindeki berberlere satış yapacaklarını beyan etmeleri karşısında, haklarında müsnet 556 Sayılı KHK 61/A-1 md.uyarınca cezalandırılmalarına yönelik kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Gerek yakalama tutanağı, gerek sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kendilerinde yakalanan bu taklit ürünlerini satma amacında olduklarına ilişkin irade açıklamalarının varlığı sabittir.
ANCAK, taklit olarak sanıklarda ele geçirilen bu parfümler ile ilgili olarak 556 Sayılı KHK 61/A-1 maddesinde “mal veya hizmet üretmek, satışa arzetmek veya satmak” olarak tahdidi bir belirleme yapılmak suretiyle, bunların tespiti halinde ancak cezalandırılabilmeleri mümkündür.
Kasten işlenebilen bir suça teşebbüsten söz edebilmek için aranan birinci koşul, gerçekleştirilen fiilin en azından icrai hareket niteliğinde olması gereklidir. YANİ, hazırlık hareketleri kural olarak cezalandırılamaz.
Evet, sanıklar taklit olan bu ürünü satmak amacıyla kargodan teslim almışlar ve suçun hazırlık hareketine iradeleriyle başlamış iselerde, satışa yönelik herhangi bir icrai harekete başlamamışlardır.Bu nedenle sanıkların sadece sırf “satma kastı”na yönelik olarak iradelerinin cezalandırılabilmeleri mümkün değildir. Zira, bu kastlarına yönelik, (yani satışa arza yönelik) icrai hareket henüz başlamamıştır.
Tüm bu nedenlerle,sanıkların taklit ürünleri “satacaktık” şeklindeki beyanlarından hareket ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılmam mümkün değildir.