YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15568
KARAR NO : 2023/2334
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/198 E., 2015/1758 K.
SUÇ : 2873 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 2873 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/198 Esas, 2015/1758 Karar sayılı kararı ile sanığın 2873 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi,
Olay yerinin aynı zamanda orman olduğu ve sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun’un 17 nci maddesi kapsamında değerlendirilerek aynı Kanun’un 93 üncü maddesindeki suçu oluşturup oluşturmayacağının tartışılmadığına,
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi;
a) Olay yerinde keşif yapılmadığına ve tüm deliller toplanmadan karar verildiğine,
b) Sanığın idare ile yapılan sözleşme kapsamında faaliyet gösterdiğine,
c) Suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Milli park görevlileri tarafından, 01.10.2014 tarihinde, Uludağ Milli Parkı Sarıalan bölgesi alman çayırları mevkiindeki kontroller sırasında, sonradan sanığa ait olduğu tespit edilen ve turistler tarafından kullanılan 5 adet ATV aracının kuzey istikametinde seyir halinde olduğu görülmüş, ölçümlerine göre 1,5 metre genişliğinde 2100 metre uzunluğunda ormanlık ve çayırlık alanın tahrip edildiğine dair tutanak tutulmuş, fotoğraflama yapılmıştır.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında, jip yolu olarak bilinen güzergahta faaliyet gösterdiklerini, bu yolun eskiden beri kullanılan hatta off-road araçlarının da kullandığı yol olduğunu, bu yol dışında bir yerde faaliyet göstermediklerini ve herhangi bir zarar vermediklerini ileri sürmüştür.
3.Sanık müdafii tarafından, sanığın babası Cemal Melek tarafından idareye yürüteceği faaliyete ilişkin sunulan noter onaylı taahhütname ve katılan idareye 4 adet ATV, 2 adet UTV kira bedeli açıklamalı ödeme yapıldığını gösterir makbuz sunulmuştur.
4.Yargılama kapsamında Mahkemece idareden bilgi istenmesi üzerine, … Bakanlığı tarafından, olay yerine ilişkin herhangi bir ATV işletme izni verilmemiş olduğu, geçmişte 04.10.2012 tarihinde, Cemal Melek’e 30 günlük izin verildiği, ancak bu iznin Sarıalan kamp alanı içerisindeki parke yola ilişkin olduğu ve 30 günlük sürenin dolmasından sonra da uzatılmadığı bildirilmiştir.
5.Tutanak ekinde dosyaya sunulmuş, bir kısmında araçlar bir kısmında ise yalnızca tahrip edilmiş alanlar görünen 17 adet fotoğraf örneği bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Değerlendirme;
Katılan vekili tarafından, olay yerinin aynı zamanda orman olduğu, sanığın eyleminin 6831 sayılı Kanun’un 17 nci maddesinde sayılan yasakları ihlal nedeniyle aynı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçu oluşturabileceği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunulmuş ise de 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki suçun maddi unsurları aynı Kanun’un 17 nci maddesinin birinci fıkrasında “… her çeşit bina, ağıl ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması, tarla açılması,
işlenmesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.” şeklinde sayılmış olup, sanığa isnat edilen eylemin bu suçun maddi unsurunu oluşturmadığı anlaşıldığından, katılan vekilinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemlerine Yönelik Değerlendirme;
1.Her ne kadar sanık müdafii tarafından olay yerinde keşif yapılmadan eksik araştırma ile karar verildiği ileri sürülmüş ise de 01.10.2014 tarihli tutanakta tahrip edilen alana ilişkin tespit bulunduğu, tutanağa eklenen 17 adet fotoğrafla da bu tespitin desteklendiği, idare tarafından olay yeri ve civarının krokisinin de dosyaya sunulduğu, olayın vuku bulduğu yerin milli park sınırları içerisinde olduğu hususunda da tereddüt bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkemece mevcut delil durumuna göre suçun subut bulduğuna yönelik takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz itirazları reddedilmiştir.
2.Sanık müdafii, yargılama aşamasında örneğini dosyaya sunduğu sözleşme ve ödeme makbuzuna atıfla, sanığın idare ile yapılan sözleşme çerçevesinde faaliyet gösterdiği gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiş ise de dosyaya sunulan taahhütname ve ödeme makbuzunun olaydan 2 yıl öncesine ilişkin olduğu, idare tarafından da bu durum doğrulanmakla birlikte yalnızca 30 gün ve kamp alanı içindeki parke yollar için izin verilip, sürenin bitiminden sonra da uzatılmadığını bildirdiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin bu hususa temas eden temyiz nedenleri kabul edilmemiştir.
C. Sanık Müdafii ile Katılan Vekilinin Sair Temyiz İstemleri ve Re’sen Göz Önünde Bulundurulan Hususlar Yönünden Değerlendirme;
1.Karar tarihinden sonra, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun önödemeyi düzenleyen 75 … maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 2873 sayılı Kanun’un 21 … maddesinde düzenlenen suçun önödeme kapsamına alındığı, öte yandan Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanun’la değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin birinci fıkrası ile sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanmasının olanaklı hale getirilmiş olduğu anlaşılmakla; sanığa öncelikle usulüne uygun önödeme önerisinde bulunulması, yerine getirilmemesi halinde ise basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumlarının takdir ve tayininde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan mahkûmiyetinin adlî para cezası olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında hükmolunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca birinci fıkrada yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi Kanun’a aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) maddesinde açıklanan nedenlerle Bursa 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/198 Esas, 2015/1758 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.