YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15680
KARAR NO : 2023/2880
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/182 E., 2016/16 K.
SUÇ : 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu’na (2873 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile açılan davada, 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.01.2021 tarihli ve 2016/144701 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi’ne tevdi olunmuş, anılan Daire’nin 01.07.2021 tarihli ve 2021/1808 Esas, 2021/17475 Karar sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanıkların eylemlerinin suç tutanağı ile sabit olduğuna,
2.Alanın milli park olduğunun sanıkların bilgisi dahilinde olduğuna,
3.Kuşadası İlçe merkezinde bulunan milli park müdürlüğüne başvuruda bulunmadan, Söke Kaymakamlığı’ndan alınan karar ile işlemleri gerçekleştirmiş olmalarının kasıtlarını ortadan kaldırmayacağına,
4.Sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine,
5.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan …’ın Aydın İli, Söke İlçesi, Doğanbey Mahallesi (Köyü) muhtarı, …’nun ise aynı mahalde aza olarak görev yaptığı anlaşılmıştır.
2.Sanık … tarafından muhtar vekili olarak hazırlandığı anlaşılan 02.12.2013 tarihli dilekçe uyarınca, Söke Kaymakamlığına müracaat edilerek iddianameye konu alanda biriken suyun tahliyesinin talep edildiği görülmüştür.
3.Anılan dilekçe Söke Kaymakamlığı Yazı İşleri Müdürlüğünün 03.12.2013 tarihli yazısı ile Söke Ovası Sulama Birliğine gönderilmiş, anılan Birlik tarafından alınan 08.01.2014 tarihli yönetim kurulu kararı ile de sanık …’ nun talebi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
4…. Bakanlığı personeli tarafından yapılan denetimlerde, iddianameye konu alanda 1,40 metre derinliğinde, 2 metre genişliğinde, 560 metre uzunluğunda kanal kazıldığı, 3 adet okaliptüs, 16 adet de ılgın ağacının söküldüğüne dair tutanak tanzim edildiği görülmüştür.
5.Sanıklar savunmalarında, daha önce var olan ancak zaman içerisinde sel sularının doldurduğu kanal nedeniyle tarım arazilerinin su altına kalmakta olduğunu, suyun tahliyesi için kanalın temizlenmesi gerektiğini, bu nedenle müracaatlarda bulunduklarını, açma işlemlerinin kaymakamlığın gönderdiği kepçe ile yapıldığını, milli parklara zarar verme amaçlarının olmadığını beyan etmişlerdir.
6.Tanık … beyanında, iddianameye konu olayda kaymakamlıktan yazı gelmesi ve görevlendirme yapılması üzerine sulama birliğine ait araçlarla iddianameye konu bölgede kanal açma işlemi yapıldığını ancak ağaçlara zarar verilmesinin söz konusu olmadığını beyan etmiş, soruşturma aşamasında alınan beyanı okunup sorulduğunda; alanın zaten dere olduğunu, o nedenle ifadesinde kanal açma şeklindeki durumu düzeltiyor olduğunu, burada mevcut olan derenin su akışını kolaylaştırmak için temizle işlemi yaptıklarını beyan etmiştir.
7.Mahallinde keşif icra olunduğu esnada beyanı alınan tutanak tanıkları, tutanak içeriğini doğrulamış, ağaçların kepçe ile çalışıldığı esnada zarar gördüğünün belli olduğunu ve keşfin doğru yerde yapıldığını beyan etmişler, yine keşif esnasında beyanı alınan mahalli bilirkişiler de dağın dibinden çıkan suyun denize aktığını, doğal su yolu oluştuğunu, suyun aktığı alanın temizlenmemesi durumunda etraftaki arazileri su bastığını, köprü yukarıya yapıldığı için suyun akışının daha da zorlaştığını, suyun akışının sağlanması için kanal açıldığını beyan etmişlerdir.
8.Soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ve kovuşturma aşamasında mahallinde icra olunan keşif ve alınan bilirkişi raporu uyarınca, iddianameye konu eylem ile alanda ekolojik denge ve doğal ekosistem değerinin bozulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; mevzuatta öngörülen izin prosedürüne uyulmamış ise de, sanık savunmaları, tanık anlatımları ve dosya içerisinde yer alan yazışma örnekleri uyarınca tarım arazilerinin sudan etkilenmemesi ve suyun tahliye edilmesi amacı ile Kaymakamlığa yapmış oldukları müracaatın, Kaymakamlık tarafından Söke Ovası Sulama Birliğine havale edilmesi ve anılan birlik tarafından alınan yönetim kurulu kararı ve temin edilen araçlar ile taleplerinin yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar bakımından yüklenen suç açısından kasıtlarının bulunmadığı gerekçesi ile beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/182 Esas, 2016/16 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.03.2023 tarihinde karar verildi.