YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15925
KARAR NO : 2023/3052
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2016/343 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 18.06.2015-14.08.2015 ve 15.08.2015-20.09.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/343 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; verilen cezanın hukuka aykırı olduğuna, lehine olan hususların değerlendirilmediğine ve gözetilecek sair nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Keskin Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 25.03.2015 tarihli kararı ile hakkında yoklama kaçağı kabahatinden kesinleşmiş idarî para cezası bulunan sanığın, yoklama kaçağı olarak arandığı sırada 14.08.2015 tarihinde ve 20.09.2015 tarihinde yapılan uygulamalarda yakalandığı, bu şekilde yoklama kaçağı olduğu tarihten itibaren 4 aydan sonra 1 yıl içinde iki kez yakalandığı, bu şekilde yoklama kaçağı suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında; ailevi sıkıntılarından dolayı askere gidemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Keskin Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 25.03.2015 tarihli ve 14 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 02.06.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 14.08.2015 ve 20.09.2015 tarihinde yapılan uygulamalar sırasında yakalandığına dair yakalama tutanakları dosya arasında bulunmaktadır.
6.Sanığın ayrıntılı askerlik sahafatını içerir belge dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın eylemleri 18.06.2015-14.08.2015 ve 15.08.2015-20.09.2015 tarihleri arasında temadi eden iki ayrı bakaya suçunu oluşturmasına rağmen eylemlerin kül halinde tek suç oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda sanık hakkında Keskin Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 25.03.2015 tarihli ve 14 Karar sayılı kararı ile verilen idarî yaptırım kararında ve bu kararın sanığa tebliğ edilmesine ilişkin tebligat belgesinde karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin belirtilmediği, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kararların Tebliği” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “İdari yaptırım kararı, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine
göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca idarî yaptırım kararına ilişkin tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresinin açık bir şekilde belirtilmesinin gerekli olduğu, diğer yandan idarî yaptırım kararının sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu adreste “muhatabın adresi kapalı olduğundan haber kağıdı kapıya asılıp komşusu Mustafa Bey’e haber verilerek ilgili mahalle muhtarına tebliğ edildi” şerhi düşülerek 02.06.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ancak UYAP kayıtlarında yapılan sorgulamada tebligat tarihinde hükümlü olarak Kırşehir 1 Nolu Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılan sanığa, idarî yaptırım kararının 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 19 uncu maddesi ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 28 inci maddesi hükümleri uyarınca tebliğ edilmesi gerekirken bilinen adresinde yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanığa yüklenen fiilin 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan bakaya kalma suçunu oluşturmasına rağmen, suç vasfında yanılgıya düşülerek sanığın 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçundan cezalandırılması hukuka aykırı bulunmuştur.
4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 18.06.2015-14.08.2015 ve 15.08.2015-20.09.2015 yerine “03.2015” olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Kırıkkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.04.2016 tarihli ve 2016/2 Esas, 2016/343 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.