YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16382
KARAR NO : 2023/2417
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/23 E., 2016/123 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 20.03.2014-12.10.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2016/23 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin son cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin altıncı fıkrasına göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.02.2021 tarihli ve 2016/220513 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; müsnet suçun sırf askeri suç olduğu, tekerrüre esas alınan ilamın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçuna ilişkin olduğu, bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasının usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; müsnet suçun unsurları itibarıyla oluşmadığına, hapis cezasının isabetsiz olduğuna, lehine kanuni indirim sebepleri ile koşulları oluşmasına rağmen erteleme ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmadığına ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre verilen idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra 20.03.2014 tarihinde sevk edildiği birliğine katılması gerektiği halde katılmaması nedeniyle bakaya olarak aranmaya başlanan sanığın, 12.10.2015 tarihinde yakalandığı, bu suretle 20.03.2014-12.10.2015 tarihleri arasında bakaya suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı ve sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, sevk belgesini aldıktan sonra trafik kazası yaptığından dolayı birliğine teslim olamadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında bakaya fiili nedeniyle verilen Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 05.05.2014 tarihli ve 4907 Esas, 32 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 05.06.2014 tarihinde tebliğine dair belge dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin dördüncü fıkrasında; sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağının öngörüldüğü, sanığın cezalandırılmasına karar verilen bakaya suçunun 1632 sayılı Kanun’da düzenlenmiş askeri suçlardan olmakla beraber sırf askeri suç niteliğinde olmadığı, dolayısıyla tekerrür uygulanmasında bir engel bulunmadığı, bununla birlikte 1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerektiği cihetle;
Somut olayda, sanık hakkında verilen Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 05.05.2014 tarihli ve 4907 Esas, 32 Karar sayılı idarî para cezasının sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı ve
05.06.2014 tarihinde azaya teslim edildiği anlaşılmakta ise de; bu adreste 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine göre tebliğin yapılamama gerekçesi belirtilmediği gibi tebligat parçasında 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasına göre en yakın komşusuna haber verildiğine ilişkin bir ibarenin de bulunmaması karşısında tebliğin usulsüz olduğu dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari yaptırım kararının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, yasal unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.02.2016 tarihli ve 2016/23 Esas, 2016/123 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.