YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16602
KARAR NO : 2023/2768
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/874 E., 2016/371 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 03.04.2015-04.05.2015
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/874 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin son cümlesi (teşdiden) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.02.2021 tarihli ve 2016/222446
sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesine göre verilen idarî para cezasının kesinleşmesinden sonra sanığın kabul edilebilecek bir özrü olmaksızın 72 gün süreyle bakaya kalma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, ailevi nedenlerden dolayı birliğine katılamadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında bakaya kalma kabahati nedeniyle verilen Melikgazi Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 18.09.2014 tarihli ve 4712 Esas, 123 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdari yaptırım kararının 18.03.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 04.05.2015 tarihinde yakalanmasına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2.Ancak;
1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık hakkında bakaya kalma kabahati nedeniyle verilen Melikgazi Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 18.09.2014 tarihli ve 4712 Esas, 123 Karar sayılı idari yaptırım kararının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10 uncu maddesine göre öncelikle sanığın bilinen son adresine tebliğe çıkartılması, ancak bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın bu adrese yapılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkartılması ve bu adreste 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre 18.03.2015 tarihinde tebliğ edilmesi karşısında doğrudan MERNİS adresinde 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan idari yaptırım kararı tebligatının usulüne uygun olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idari yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 03.04.2015-04.05.2015 şeklinde gösterilmesi yerine 24.06.2015 şeklinde gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2016 tarihli ve 2015/874 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.