Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/17249 E. 2023/3269 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17249
KARAR NO : 2023/3269
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/648 E., 2016/535 K.
SUÇ : 7201 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Katılanın şikâyeti üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2011 tarihli ve 2010/754 Esas, 2011/249 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karar 03.05.2011

tarihinde, itiraz edilmeksizin kesinleştirilmiştir.

3.Sanığın, 04.07.2014 tarihinde, denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi üzerine, Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/648 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararı ile açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanarak sanığın, 7201 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan netice 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suç kastının olmadığına, suç tarihinde geçici olarak Şanlıurfa’da bulunduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, katılan tarafından aleyhine başlatılan, Türkoğlu İcra Müdürlüğünün 2009/725 sırasında kayıtlı icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrini içeren tebligatı tebellüğden imtina ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanık anılan adreste oturmadığı için tebligatı almamazlık yapmadığını savunmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın Bir Kısım Temyiz Nedenlerinin Değerlendirilmesi;
Dosya arasında mevcut tebliğ mazbatasındaki şerh, Mahkemece aynı adrese gönderilen ve iade edilen tebligatlar üzerindeki şerhlere göre, babasının beyanından, sanığın daha önce o adreste ikamet ettiğinin anlaşılması ve yine sanığın savunmasının alınması sırasında aynı adresi bildirmesi karşısında, sanığın, suçun sübutuna yönelen temyiz nedenleri reddedilmiştir.

B. Sanığın Sair Temyiz İstemleri ile Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
1.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

2.Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca birinci fıkrada yer alan seçenek yaptırımlara çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi kanuna aykırı görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kahramanmaraş 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2016 tarihli ve 2015/648 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.