YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17446
KARAR NO : 2023/2772
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/495 E., 2016/81
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/495 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.03.2021 tarihli ve 2016/280480 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; babasının ciddi ve riskli ameliyatlar geçirdiği, yaşlı anne ve yaşlı babasına bakmakla yükümlü olduğu, bu nedenle kendisine verilen cezanın uygun olmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 4 yıl 8 … 5 gün süresince yoklama kaçağı olduğu tespit edilerek 04.03.2015 tarihinde Sarıkamış Kaymakamlığı İdare Kurulu Kararı ile idarî para cezasına çarptırıldığı, 13.11.2015 tarihli Milli Savunma Bakanlığı Sarıkamış Askerlik Şubesi Başkanlığı suç bildirimine göre sanığın 132 gün geç iltihak bakaya kalarak bakaya suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, Mahkemece de sanığın 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesi uyarınca hakkında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra kabul edilecek bir özrü olmadan 03.06.2015-13.10.2015 tarihleri arasında 132 gün yoklama kaçağı kalarak yoklama kaçağı suçunu işlediğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, babasının 2015 yılı Mart Nisan aylarında bel fıtığı ameliyatı geçirdiğini, onlara bakacak kimse olmadığını, bu nedenle yoklamasını yaptıramadığını ve duruşmalara katılma talebinin olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Sanık hakkında yoklama kaçağı kabahati nedeniyle verilen Sarıkamış Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun 04.03.2015 tarihli ve 918 Esas, 175 Karar sayılı idari yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.
4.İdarî yaptırım kararının 20.05.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.
5.Sanığın 13.10.2015 tarihinde uygulama esnasında yakalandığına dair yakalama tutanağı dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Tebliğnamede, hükmün verildiği oturumda Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve hakkında duruşmalara katılmaktan vareste tutulması hususunda karar verilmemiş olan sanığın kısa kararın okunduğu son oturuma getirtilmeyerek veya SEGBİS sistemiyle de olsa hazır bulundurulması sağlanmayarak 5271 sayılı Kanun’un 193 üncü ve 196 ncı maddesinin beşinci fıkrasına aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığından bahisle bozma talep edilmişse de, başka suçtan Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunduğu anlaşılan sanığın, talimat suretiyle ifadesinin alındığı Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinde 06.01.2016 tarihinde yapılan talimat duruşmasında, yasal haklarının hatırlatılmış olması, savunmasını yapacağını beyan ederek savunmasını yapmış olması ve duruşmadan vareste tutulmayı talep etmesi, yine huzurda SEGBİS sistemiyle alınan 29.03.2016 tarihli ifadesinde de duruşmalara katılma talebinin olmadığını beyan etmesi karşısında savunma hakkının kısıtlanmasından söz edilemeyeceği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
2.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan yoklama kaçağı suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.
Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı kabahatinden verilen Sarıkamış Kaymakamlığı İdare Kurulu Bürosunun 04.03.2015 tarihli ve 918 Esas, 175 Karar sayılı idarî yaptırım kararının, doğrudan sanığın MERNİS adresi olan adrese tebliğe çıkarıldığı ve bu adreste “kardeşi Fatma Gençyılmaz’a tebliğ edildi” şerhi düşülerek 20.05.2015 tarihinde kardeşi Fatma Gençyılmaz imzasına tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci fıkrasının (8 …) bendi ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkânsızlığı durumunda, tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21 … maddesinin ikinci fıkrasına göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, idarî yaptırım kararının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılması, yine tebliğe ilişkin tebligat parçasında her ne kadar sanığın kardeşinin ismi ve imzası bulunuyor olsa da sanığın adreste bulunmama sebebi, tebligatı teslim alan şahsın sanıkla aynı konutta birlikte oturup oturmadığı ve tebellüğe ehil olup olmadığı hususlarında açıklama bulunmadığından yapılan tebligat işleminin geçersiz olması karşısında sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın yoklama kaçağı kaldığı tarihleri gösterecek şekilde 03.06.2015-13.10.2015 biçiminde gösterilmesi yerine 03.06.2015 olarak gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-2) ve (B-3) bentlerinde açıklanan nedenlerle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2016 tarihli ve 2015/495 Esas, 2016/81 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.