Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/18167 E. 2023/1117 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18167
KARAR NO : 2023/1117
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2016/299 K.
SUÇ : 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Beraat, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine yüklenen marka hakkına tecavüz suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, adli emanette kayıtlı ürünlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.03.2021 tarihli ve 2016/252256 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilin temyiz sebepleri;
1.Sanığın savunmasına itibar edilmemesi gerektiğine,

2.Suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluştuğuna ve sübuta erdiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan vekili 06.08.2015 havale tarihli şikâyet dilekçesi ile Naz… Telekominik isimli iş yerinde hak sahibi oldukları tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Şikâyet dilekçesine ek olarak o iş yerinden satın aldığını iddia ettiği bir adet cep telefonu kılıfı ile 08.03.2015 tarihinde düzenlenen 15,00 TL tutarındaki kredi kartı slibini dosyaya delil olarak sunmuştur.

2.Nazilli Sulh Ceza Hâkimliğinin 07.08.2015 tarihli ve 2015/1181 değişik iş sayılı kararı doğrultusunda ilgili iş yerinde aynı gün yapılan aramada; iş yerinde cep telefonu aksesuarı malzemelerinin satışının yapıldığı tespit edilmiş ve üzerilerinde katılan şirket adına tescilli markalar bulunan toplam üç adet cep telefonu kılıfına el konulmuştur. Arama tutanağını sanık iş yeri alakadarı sıfatı ile imzalamıştır.

3.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda; suça konu cep telefonu kılıfları incelenmiş ve katılan adına tescilli 98/007322, 99/005368, 98/007324, 99/005376, 2015/49560, 2015/49561 ve 2005/48187 numaralı markaların şekli unsurunu oluşturan kırmızı renkli G harfi ile sarı renkli S harfinden oluşan logonun ve 99/005376, 2015/49560, 2015/49561 ve 2005/48187 numaralı markaların unsuru olan 1905 ibaresinin kullanılması suretiyle iktibas yaratıldığı, cep telefonu kılıfı emtiasının katılanın marka tescil koruması kapsamında bulunduğu ve bu nevi bir emtianın üretim, satışa arz veya satışı eylemlerinin katılanın tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz kabul edileceği yönünde görüş bildirilmiştir.

4.Sanık savunmalarında; ticari amacı olsa iş yerinde daha fazla taklit ürün olması gerektiğini, yüzlerce telefon kılıfı içinden sadece üç adedinin taklit olduğunu ve bu konuda bilgisi olmadığını, bu ürünlere toplu olarak fatura kesildiğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Yerel Mahkemece sanığın savunmasının aksine suç kastı ile hareket ettiğine dair kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden bahisle sanığın 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmişse de;

07.08.2015 tarihli iş yeri arama ve el koyma tutanağına göre sanığın işlettiği iş yerinde yapılan aramada, üzerilerinde katılan firma adına tescilli markalar bulunan üç adet cep telefonu kılıfının ele geçirilmesi, bilirkişi raporu ve dosya içinde yer alan fotoğraflardan suça konu cep telefonu kılıfları üzerinde katılan adına tescilli markaların iktibas yolu ile taklit edildiğinin anlaşılması ve yaptığı iş gereği sanığın, katılan firma adına tescilli markayı taşıyan ürünlerin taklit olduklarını bilebilecek durumda olması karşısında; suça konu ürünleri satışa sunduğu hususunda şüphe bulunmayan sanık hakkında yüklenen suçun

unsurlarının oluştuğu gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçe ile sanığın mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Nazilli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2016 tarihli ve 2016/48 Esas, 2016/299 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.