YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18629
KARAR NO : 2023/2523
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/141 E. 2016/305 K.
KATILANLAR : ….
SUÇ :556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 13.03.2014 tarihli ve 2013/1155 Esas, 2014/341 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan (mülga) 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve suça konu eşyaların müsaderesine hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci
maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın yüzüne karşı verilen bu karara karşı 19.03.2014 havale tarihli dilekçe ile itiraz ettiği, ancak sanığın itirazı itiraz merciince incelenmediği halde, 13.03.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 21.03.2014 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.
2.İstanbul Anadolu 47. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/373 Esas, 2016/22 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.03.2021 tarihli ve 19-2016/325058 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; atılı suç yönünden kastının bulunmadığına ve sair hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Hukukî Süreç başlığı altında (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle 13.03.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmediği ve denetim süresinin başlamadığı gözetilmeden, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması Kanun’a aykırıdır.
Öte yandan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, sanığın savunmasının alındığı 13.03.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/141 Esas, 2016/305 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suça konu taklit markalı ürünlerin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.03.2023 tarihinde karar verildi.