YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18798
KARAR NO : 2023/1415
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/111 E., 2016/326 K.
SUÇ : 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Havsa ( Kapatılan ) Sulh Ceza Mahkemesinin, 01.10.2010 tarihli ve 2010/49 Esas, 2010/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2820 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 113 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararıyla; sanığın denetim süresi içerisinde 23.11.2012 tarihinde işlemiş olduğu kasten yaralama ve 6136
sayılı Kanun’a aykırılık suçları nedeni ile Edirne 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2013 tarihli ve 2013/142 Esas, 2013/387 Karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verilmesi nedeni ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına ve sanığın, 2820 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 113 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.03.2021 tarihli ve 2016/322157 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesine tevdi olunmuş, anılan Dairenin 01.07.2021 tarihli, 2021/5727 Esas, 2021/20683 Karar sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Suçlama ile ilgisi olmadığına,
2.Sadece parti üyesi olmak için kimliğini verdiğine, kendisinin ilçe başkanı yapıldığından haberi olmadığına, başkan olduğuna dair kendisine tebligat yapılmadığına, ilçede parti binası dahi olmadığına,
3.Çok az okuma yazma bildiğine,
4.Denetim süresi içerisinde işlemiş olduğu suç nedeni ile kastının bulunmadığına,
5.Denetim süresi içerisinde işlenen suçun aynı suç olmaması nedeni ile tekerrür oluşmadığına ve hükmün açıklanamayacağına,
6.Sair nedenlere, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Anayasa Mahkemesinin 11.12.2009 tarihli ve 2007/1 Esas, 2009/4 Karar sayılı kararı ile Demokratik Toplum Partisinin kapatılmasından sonra, anılan partiye ait mal varlığının Hazineye geçmiş olması nedeni ile başlatılan tasfiye işlemleri kapsamında, Demokratik Toplum Partisi Havsa İlçe Başkanlığı tarafından 2820 sayılı Kanun’un 60 ıncı maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerin tutulmadığı tespit edilmiş olup, bu husus 16.02.2010 tarihinde tutanak altına alınmıştır.
2.Havsa Kaymakamlığı tarafından sunulan 13.05.2010 tarihli yazısı ve ekinde yer alan belgeler uyarınca, Demokratik Toplum Partisi Merkez Yönetim Kurulunun 02.10.2006 tarihli kararı uyarınca Havsa İlçe Başkanı olarak sanık …’ın atandığı anlaşılmıştır.
3.Sanık mahkemece tespit edilen savunmasında 2 yıl önce tarihini tam hatırlayamadığı bir gün kahvede otururken kapatılan Demokratik Toplum Partisinin Edirne il başkanı ve yanında birileri ile kahvehaneye geldiğini ve partinin 39 ilde teşkilatının olduğunu, 41 ilde teşkilatlanması gerektiğini bu şekilde seçimlere girebileceklerini, üye gerektiğini söylediğini, bunun üzerine kimliğini verdiğini ancak Havsa da ilçe teşkilatı kurularak bu teşkilatın başkanı yapıldığını bilmediğini, 6-7 ay sonra kongre için davetiye geldiğinde öğrendiğini, iptal ettirmek için İlçe Seçim Kurulu ve Emniyet Müdürlüğüne başvurmasına rağmen kendilerinin bir şey yapamayacaklarını söylediklerini, hatta İl teşkilatına da gittiğini, orada da bir
şey yapamayacaklarını genel merkeze başvurması gerektiğini söylediklerini, sonra bu şekilde kaldığını, defter tutması gerektiğini bilmediğini, zaten başkan olduğunu da sonradan öğrendiği için atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen beyanlarında, kendisine başkan olup olamayacağını sorduklarını ve kendisinin kabul etmesi üzerine kimliğini verdiğini ve işlemler yapıldıktan sonra başkan olduğunu beyan ettiği görülmüş, çelişki sorulduğunda ise savcılıktaki ifadeyi kabul etmediğini, Mahkemedeki ifadesinin doğru olduğunu başkan olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür.
4.İkisinin Milli Emlak servisinde görevli, birinin ise polis memuru olduğu anlaşılan tutanak tanıklarının alınan beyanlarında ise tasfiye işlemleri sırasında herhangi bir defter ve belge ibraz edilemediğini, sanığın, partinin ilçe başkanı olduğunu bildiklerini beyan ettikleri görülmüştür.
5.Suç tarihi itibarı ile 2820 sayılı Kanun ile ilgili partinin tüzük ve varsa iç yönetmeliğine göre; ilçe teşkilatında zorunlu defterlerin tutulmasından münhasıran yetkili ve sorumlu kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
2820 sayılı Kanun’a göre tutulması zorunlu defter ve kayıtları tutmadığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın ilçe yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde, anılan Kanun ile ilgili partinin tüzük ve varsa iç yönetmeliğine göre; ilçe teşkilatında zorunlu defterlerin tutulmasından münhasıran yetkili ve sorumlu kişi veya kişilerin olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2016 tarihli ve 2016/111 Esas, 2016/326 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.