Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/19405 E. 2023/3047 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19405
KARAR NO : 2023/3047
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/227 E., 2016/454 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 17.06.2015-31.12.2015 ve 01.01.2016-22.01.2016
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/227 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin son cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında ek savunma hakkı verilip tekerrür hükümleri uygulanması gerekirken bu yönde hüküm kurulmamasının usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteği; verilen cezanın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 09.03.2015 tarihli kararı ile hakkında bakaya kabahatinden kesinleşmiş idarî para cezası bulunan sanığın 12.02.2015-05.03.2016 tarihleri arasında bakaya kalma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı, yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında; maddi ve ailevi nedenlerden dolayı askerlik için müracaat edemediğini beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Sanık hakkında bakaya kalma kabahati nedeniyle verilen Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 09.03.2015 tarihli ve 1465 Esas, 25 Karar sayılı idarî yaptırım kararı dosya arasında bulunmaktadır.

4.İdarî yaptırım kararının 01.06.2015 tarihinde tebliğine dair tebliğ mazbatası dosya arasında bulunmaktadır.

5.Sanığın 31.12.2015 ve 22.01.2016 tarihinde yakalanmasına dair yakalama tutanakları dosya arasında bulunmaktadır.

6.Sanığın ayrıntılı askerlik sahafatını içerir belge dosya arasında bulunmaktadır.

7.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ile nüfus aile kayıt örneği Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan bakaya suçunun oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idarî para cezası bulunması gerekmektedir.

Somut olayda sanık hakkında Bafra Kaymakamlığı İlçe İdare Kurulunun 09.03.2015 tarihli ve 1465 Esas, 25 Karar sayılı kararı ile verilen idarî yaptırım kararının sanığın bilinen en son adresine tebliğe çıkarıldığı ve bu adreste “Hacer Kurt” şerhi düşülerek 01.06.2015 tarihinde Hacer Kurt imzasına tebliğ edildiği, ancak tebliğe ilişkin tebligat parçasında sanığın adreste bulunmama sebebi, tebliğ edilen kişinin kim olduğu, sanıkla aynı konutta birlikte oturup oturmadığı ve tebellüğe ehil olup olmadığı hususlarında

herhangi bir açıklama bulunmadığı dolayısıyla yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında usule uygun şekilde kesinleşmiş bir idarî yaptırım kararının bulunmaması sebebiyle unsurları itibarıyla oluşmayan atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,

2.Sanığın eylemi 17.06.2015-31.12.2015 ve 01.01.2016-22.01.2016 tarihleri arasında temadi eden iki ayrı bakaya suçunu oluşturmasına rağmen eylemlerin kül halinde tek suç oluşturduğunun kabulüyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 17.06.2015-31.12.2015 ve 01.01.2016-22.01.2016 şeklinde gösterilmesi yerine 12.02.2015-05.03.2016 şeklinde gösterilmesi, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2016 tarihli ve 2016/227 Esas, 2016/454 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.