Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/1981 E. 2023/6088 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1981
KARAR NO : 2023/6088
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/5 E., 2016/212 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER: Sanık … hakkında beraat, sanıklar … ve … hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararı ile;

1.Sanık … hakkında kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereği beraatine,

2.Sanıklar …ve … hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52, 53, 58 ve 54 üncü maddeleri gereği 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık …’in mükerrirliğine, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesine, sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine ve resen sebepler ile hükmün bozulmasına ilişkindir.

2.Sanıklar … ve …’ın temyiz istemleri, maddi gerçeğe ulaşılmadan karar verildiği, usul ve yasaya aykırı kararın re’sen gözetilecek sebepler ile bozulması taleplerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanık …’e ait isimsiz işyerinde, sanık …’ın sürücüsü olduğu 72 AK … plakalı aracın yakıt deposuna aktarım yapıldığının görülmesi üzerine, mahkemeden alınan arama el koyma kararına istinaden yapılan aramada işyerinde bulunan 3 ve 4 numaralı bidonlarda 695 kg, aracın deposunda 25 kg olmak üzere toplam 720 kg ulusal marker seviyesi geçersiz akaryakıt ele geçirildiği, sanık … hakkında olay tarihinde sanık … ile görüşmesine ilişkin tape kaydına istinaden soruşturmaya dahil edildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık … savunmasında, işçilerin yanlış anlamaları nedeniyle işyerinde bulunan kalıp yağını araca boşalttıklarını beyan ederek, suçlamayı kabul etmemiştir.

3.Sanık … savunmasında, sanık …’ten alacağına mahsuben akaryakıt aldığını beyan ederek suçlamayı kabul etmiştir.

4.Sanık … savunmasında, tape içeriğindeki görüşme içeriklerinde suç ile ilgisi bulunmayan görüşmeler olduğunu beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.

5.Malen sorumlunun beyanının alındığı görülmüştür.

6.İnönü-PAL’ın 04.08.2015 tarihli analiz raporunda bidonlardan alınan numunenin %99,5 oranında bitkisel yağ olduğu, 05.08.2015 tarihli analiz raporunda aracın deposundan alınan numunenin ham %99,5 oranında bitkisel yağ olduğu tespit edilmiştir.

7. Sanıkların adlî sicil kaydı, araç ruhsat sureti, … varakasının dosya arasına alındığı belirlenmiştir.

8.Sanık …hakkında, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada Dairemizin 2019/10668 Esas sırasında kayıtlı ve aynı gün incelenen Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2016/16 Esas, 2016/211 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 04.11.2015, iddianame düzenleme tarihinin 23.12.2015 tarihi olduğu görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı ile Nakil Aracının İadesine İlişkin Hükümler Yönünden
1.Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın savunması, iletişimin tespiti tutanağı içeriği ve tüm dosya kapsamından, sanığın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Suça konu kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, işlenen suça nazaran aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince hakkaniyete aykırı olacağı ve iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu cihetle, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık … hakkında verilen beraat kararı ve nakil aracının iadesine ilişkin hükümler yönünden katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
1.Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanıkların savunması, İnönü PAL raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı ve soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış ise indirim oranının 1/2 olacağı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

3.Sanık … yönünden; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’un 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.07.2015, iddianame düzenleme tarihinin 21.12.2015 tarihi olduğu,

Aynı gün incelenen Dairemizin 2019/10668 Esas numarasında kayıtlı Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/16 Esas, 2016/211 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 04.11.2015, iddianame düzenleme tarihinin 23.12.2015 olduğu,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde dosyaların birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Sanık … hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiç bir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi,

5.Sanık …’in tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi,

6.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi, hususları bakımından hukuka aykırılık tespit edilmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Verilen Beraat Kararı ile Nakil Aracının İadesine İlişkin Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararında sanık … hakkında verilen beraat kararı ve nakil aracının iadesine ilişkin hükümler yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2016/5 Esas, 2016/212 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekili ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.