YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/19938
KARAR NO : 2023/6940
KARAR TARİHİ : 12.09.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/821 E., 2020/383 K.
SUÇ : 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret
… 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2020 tarihli ve 2020/821 Esas, 2020/383 Karar sayılı kararının, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince hüküm tarihi itibarıyla uygulanması zorunlu olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi uyarınca “Yukarı sınırı onmilyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,” kesin olup, bu hükümler hakkında temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun (5809 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasında yer alan “Bu Kanunun 56 ıncı maddesinin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket edenler bin günden beş bin güne kadar; ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 52 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükmü birlikte dikkate alındığında, 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü
maddesinin onuncu fıkrasında düzenlenen, sanığa atılı suçun üst sınırı 100 gün adlî para cezası olup, 5237 sayılı Kanun’un 52 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince bir gün karşılığı da en üst sınır olan 100,00 TL üzerinden adlî para cezasına hükmedilmesi halinde dahi sonuç cezanın 10.000,00 TL adlî para cezasını geçmeyeceği, dolayısıyla bu suçtan verilen beraat hükümlerinin 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen kesinlik sınırının altında kalacağı ve temyiz olanağının bulunmadığı cihetle; katılan vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.