Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/20012 E. 2023/9116 K. 24.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20012
KARAR NO : 2023/9116
KARAR TARİHİ : 24.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/452 E., 2018/1194 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.06.2011 tarihli ve 2011/55 Esas, 2011/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile
cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 29.06.2011 tarihli ve 2011/55 Esas, 2011/92 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 29.01.2013 tarihli ve 2013/325 Esas, 2013/149 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.07.2013 tarihli ve 2013/318 Esas, 2013/243 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 21.08.2013 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 21.08.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 24.08.2015 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/520 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/452 Esas, 2018/1194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.07.2013 tarihli ve 2013/318 Esas, 2013/243 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükmünün açıklanmasına, sanığın üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, mağdura sadece dokunduğuna, Mahkemeye tanık bildiremediğine ve temyize konu davanın zamanaşımına uğradığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 15.02.2010 tarihinde, kazağının hatalı yıkanması sebebiyle bu husustan sorumlu tuttuğu ve 7,5 TL ödemesini istediği mağdur P.Onb. İbrahim ŞAHAN’ın yanına gelerek sözkonusu parayı istediği, mağdurun parayı daha sonra ödeyeceğini söylemesi üzerine de, sinirlenerek karın boşluğuna gelecek şekilde tekme attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay tarihinden 2 gün önce, bazı çamaşırlarının çamaşır makinesine atılması için İbrahim Şahan’a teslim ettiğini, İbrahim Şahan’ın, o tarihte çamaşır makinelerinin bulunduğu yerde nöbet tuttuğunu, kendisinin çamaşırlarını makineye attığını, fakat makineden çıktıktan sonra çamaşırlarının hepsinin çektiğini, küçüldüğünü, bunun üzerine İbrahim’in, zararın kendisinden kaynaklanmadığını, bir başkasının makineyle oynamış olabileceğini, meydana gelen zararı devre arkadaşı ile birlikte karşılayacağını söylediğini, maaşlarını aldıkları gün devre arkadaşı Soner’in, kendi payına düşen zarar olan 7 TL yi ödediğini, ancak maaşını almasına rağmen İbrahim’in ödemediğini, bunun üzerine zararını karşılayacağı sözünü hatırlatarak neden parasını vermediğini sorduğunu, onun da akşam vereceğini, şu an nöbete gideceğini söylediğini, o sırada yanında duran İbrahim’e hadi nöbetine git o zaman demek suretiyle şaka amaçlı hafifçe omzuna dokunmaya çalıştığını, İbrahim bir anda kendisine … dönünce elinin onun göğüs bölgesine geldiğini ve bir anda yere düştüğünü, bunun üzerine kendisini hemen revire götürdüklerini, olayın bundan ibaret olduğunu, öncelikle hakkında beraat kararı verilmesini, mahkumiyet hükmü kurulması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.

3.Mağdur İbrahim Şahan hakkında Kayseri … Hastanesi Baştabipliğince 26.04.2010 tarihli ve 9036-47-10 numaralı kati rapor düzenlenmiştir.

4.Mağdur İbrahim Şahan ile usulüne uygun olarak yeminli beyanları tespit edilen tanıklar Samet Elibol ve Gökhan Nergiz’in ifadeleri de maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

5.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu, kıta anket formu, mağdurun onbaşı rütbesini gösteren ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

6.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.07.2017 tarihli ve 2016/520 Esas, 2017/388 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığa atılı suç tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu hususu göz önüne alındığında; sanığa atılı suçun işlendiği 15.02.2010 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından sanığın davanın zamanaşımına uğradığı yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.

2.Olay tarihinde sanığın rütbesiz … er, mağdurun ise onbaşı rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’un (211 sayılı Kanun) 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdura vurmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış
mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında, bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2018/452 Esas, 2018/1194 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.