YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20908
KARAR NO : 2022/18400
KARAR TARİHİ : 13.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan 25’er gün hapis cezalarının adli para cezalarına çevrildiği anlaşılmakla, tebliğnamede yer alan 3 numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde sadece genel kurulu olağan toplantıya çağırmayan yönetim kurulu üyeleri hakkında cezai sorumluluk öngörüldüğü, tasfiye kurulu üyeleri bakımından ise herhangi bir cezai sorumluğa yer verilmediği, yine anılan Yasanın 43. maddesinde ise tasfiye kurulu üyelerine genel kurulun toplantıya çağrılabilmesi hususunda yetki verildiği ancak bu yönde bir yükümlülük yüklenilmediği, iddianame anlatımında sanıkların kooperatifin tasfiye kurulu üyeleri oldukları belirtildiği gibi Aksaray Valiliği tarafından dosyaya sunulan yazı ekinde yer alan bilgilere göre, kooperatifin en son genel kurul toplantısının 03.08.2013 tarihinde yapıldığının ifade edildiği anlaşılmakla, anılan genel kurul toplantı tutanağı usulünce celp edildikten sonra belirtilen genel kurul toplantısında herhangi bir yönetim kurulu belirlemesi yapılıp yapılmadığı ile sanıkların yönetim kurulu üyesi sıfatlarının bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile yetinilerek sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre ise;
1- 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Yasanın 12. maddesi ile TCK’nun 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde, 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2- 1163 sayılı Yasanın Ek 2/2. maddesinde 7339 sayılı Yasanın 14. maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen hapis cezası üst haddinin 6 ay olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ”01.07.2014 ve 01.07.2015” yerine, ”01.07.2015” olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.