YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20992
KARAR NO : 2023/3040
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/611 E., 2016/33 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/611 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesine ve hakkında hükmolunan adlî para cezasının taksitlendirilmemesinin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Askerlik yükümlüsü sanığa … tarafından 16.07.2014 tarihinde bakaya kalmak eyleminden idari para cezasının verildiği ve bu kararın tebliğ edildiği, ancak sanığın yine yoklamasını emsallerinin son celp döneminin son gününden sonra yaptırmadığı ve mazeretine ait belgeyi yurtdışı temsilcilikleri ile askerlik şubelerine ibraz da etmediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmasında özetle; Askerlik Şubesine başvuru yapması gerektiğini bilmediğini, suç kastının olmadığını, öncelikle beraatini istediğini, mahkeme aksi kanaatteyse 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi ile lehine olan hükümlerin hakkında uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
3.Uşak İl İdare Kurulunun 16.07.2014 tarihli ve 138 Karar sayılı idari yaptırım kararı, idari para cezasının tebliğ edildiğine dair tebligat parçası, ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinde düzenlenmiş olan suçların oluşabilmesi için, öncelikle suç tarihinde yürürlükte bulunan 1111 sayılı Askerlik Kanunu’nun (1111 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d) veya (e) bentlerinde yer alan kabahatlerin herhangi birinden dolayı kesinleşmiş bir idari para cezası bulunması gerekmektedir.
2.Somut olayda; sanık hakkında yoklama kaçağı olmak eylemine ilişkin düzenlenen Uşak İl İdare Kurulunun 16.07.2014 tarihli ve 138 Karar sayılı idari yaptırım kararında “…5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun ilgili maddesine göre müracaat yoluna başvurabilmeleri için yükümlüye tebliği…” denilmiş ise de; 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kararların Tebliği” başlıklı 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen, “İdari yaptırım kararı, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edilir. Tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve süresi açık bir şekilde belirtilir.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında 5326 sayılı Kanun’a göre başvurulacak kanun yolu ve süresinin açık bir şekilde belirtilmediği, tebliğ mazbatasında da idari para cezasına ilişkin izlenecek usul ile ilgili bir bildirimin bulunmadığı ayrıca söz konusu tebligatın doğrudan sanığın nüfus kayıt sistemindeki adresine yapıldığının anlaşılması karşısında; idari yaptırım kararına ilişkin tebliğin usulüne uygun olmadığı, dolayısıyla geçerli bir tebligattan ve idari yaptırım kararının kesinleşmesinden bahsedilemeyeceği cihetle sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/611 Esas, 2016/33 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.