Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21020 E. 2023/2511 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21020
KARAR NO : 2023/2511
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/250 E., 2016/20 K.
SUÇ : 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na muhalefet
SUÇ TARİHLERİ : 01.07.2011, 01.07.2012, 01.07.2013, 01.07.2014
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKÎ SÜREÇ
1.Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararıyla; sanığın, 1163 Kooperatifler Kanununa (1163 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 … hapis ve 600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’ un 51 … maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.01.2021 tarihli ve 2016/135064 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesine tevdi olunmuş, anılan Daire’nin 01.07.2021 tarihli ve 2021/863 Esas, 2021/22683 Karar sayılı kararı ile Dairemize gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1. 24.06.2015 tarihi öncesinde kooperatif ortağı olmadığı için suç tarihlerinde yönetim kurulu üyesi sıfatının geçersiz olduğuna,

2.Mahkumiyet kararının haksız olduğuna,

3. Re’sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 03.11.2014 tarihli ihbar yazısı ve ekinde yer alan 24.06.2004 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı uyarınca, sanık ve hakkındaki beraat ve mahkumiyet kararları kesinleşen diğer sanıklar hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur.

2.Anılan yazı ekinde kooperatife ait ana sözleşmenin bulunmadığı anlaşılmış, kovuşturma aşamalarında celp edilen Rize Ticaret Sicil Müdürlüğünün 05.11.2015 tarihli yazısında, kooperatifin 17.10.2015 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı verildiği ve 2010-2013 yılları arasında sicil dosyasında herhangi bir genel kurul tescili yapılmamış olduğunun belirtildiği, 21.12.2015 tarihli yazısı ekinde 29.07.2015, 30.05.2015, 29.06.2002, 24.06.2000 ve 09.01.1993 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının gönderildiği, dosya arasında bulunan onaysız karar defteri suretinde ise 30.06.2008 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapılması için alınan 01.05.2008 tarihli ve sayısı belirlenemeyen karar ile 07.09.2013 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için alınan 08.07.2013 tarihli ve 33 sayılı kararın mevcut olduğu anlaşılmıştır.

3.Sanık savunmalarında, kooperatifinin yönetim kurulu üyesi olduğunu, binanın tamamlandığını ve tapularını daire sahiplerine teslim ettiklerini, ancak en alt kattaki dükkanların işlemleri halen devam ettiği için kooperatifi fesih etmediklerini, iddianamede belirtilen yıllarda genel kurul toplantılarını yaptıklarını ancak ilgili yerlere bildirmediklerini, bu hususta ihmallerinin olduğunu, kooperatifin hissedarının babası Mustafa … olduğunu ve 24.06.2015 tarihinden sonra bu hisseleri kendisine devrettiğini, bu tarihten önce herhangi bir hissesi olmadığını, ancak yönetim kurulunda kendisinin de bulunduğunu beyan etmiştir.

IV.GEREKÇE
Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ihbar yazısı ekinde 24.06.2004 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının mevcut olduğu, Rize Ticaret Sicil Müdürlüğünün 05.11.2015 tarihli yazısında, kooperatifin 17.10.2015 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı verildiği ve 2010-2013 yılları arasında sicil dosyasında herhangi bir genel kurul tescili yapılmamış olduğunun belirtildiği gibi 21.12.2015 tarihli yazısı ekinde 29.07.2015, 30.05.2015, 29.06.2002, 24.06.2000 ve 09.01.1993 tarihli genel kurul toplantı tutanaklarının gönderildiği, dosya arasında bulunan onaysız karar defteri suretinde ise 30.06.2008 tarihinde olağan genel kurul toplantısının yapılması için alınan 01.05.2008 tarihli ve sayısı belirlenemeyen karar ile 07.09.2013 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısının yapılması için alınan 08.07.2013 tarihli ve 33 sayılı kararın mevcut olduğu anlaşılmakla; kooperatife ait ana sözleşme ve karar defterleri ile Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde mevcut genel kurul toplantı tutanaklarının tamamı celp edilerek, suç tarihleri itibarı ile sanığın yönetim kurulunda görevli olup olmadığı ile kooperatifin 1163 sayılı Kanun’ un 81 … maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendi uyarınca münfesih olup olmadığı tespit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
Kabule göre;
1.1163 sayılı Kanun’ un 55 … maddesinin ikinci fıkrasının ”… Yönetim Kurulu en az üç üyeden kurulur. Bunların ve yedeklerinin kooperatif ortağı olmaları şarttır.” hükmünü amir olduğunu, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında suç tarihlerinde kooperatif ortağı olmadığını, ortak olan kişinin babası olduğunu beyan ettiği, mahkumiyete ilişkin hükmün gerekçesinde ise 2001, 2002 ve 2015 yıllarında sanığın kooperatif ortağı olduğuna yer verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın hangi tarihler arasında kooperatif ortağı olduğu ile suç tarihleri itibarı ile yönetim kurulu üyesi olabilme şartlarına haiz olup olmadığı hususu araştırılmadan eksik kovuşturma ile karar verilmesi,

2.Sanığın daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, neticeten hükmolunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun’ un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğuna uyulmaması,

3.02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’ un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’ un 75 … maddesinde yapılan değişiklik sonucu 1163 sayılı Kanun’ un Ek 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında, 7339 sayılı Kanun’ un 14 üncü maddesiyle yapılan değişiklik öncesinde öngörülen suçun ön ödeme kapsamına alınması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,

4.Farklı hesap dönemlerine ait olağan genel kurul toplantılarının yapılmaması şeklindeki eylemlerin her birinin ayrı suç oluşturacağı gözetilmeksizin, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması sureti ile eksik ceza tayin edilmesi,

5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 01.07.2011, 01.07.2012, 01.07.2013 ve 01.07.2014 yerine, 30.06.2014 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Rize 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.01.2016 tarihli ve 2015/250 Esas, 2016/20 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.