YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21203
KARAR NO : 2022/16586
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğine göre sanığın, hükümden sonra, 25/01/2019 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II-Sanık … hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde ise;
Sanık … tarafından temin edilen kaçak motorinin İl Tarım Müdürlüğüne ait 58 TN 569 resmi plakalı kamyonet ile Şefaatli İlçesine getirileceği yönünde bilgiye ulaşılması üzerine ilçe girişinde oluşturulan uygulama noktasında sanık …’nin kullandığı, babası olan sanık …’ın ön yolcu koltuğunda bulunduğu, sanık …’ye görevi nedeniyle teslim edilen araçta yapılan usulüne uygun aramada, aracın açık olan arka kısmında 9 adet akaryakıt bidonu içerisinde 120 litre kaçak motorin ele geçirilen olayda; sanığın kaçak akaryakıt ele geçirilen aracın şoförlüğünü yapması, araçta mazot olduğunu bilerek taşıdığı yönünde mevcut beyanları, ele geçen eşyanın miktar itibariyle ticari olduğunun anlaşılması karşısında atılı suçtan mahkumiyeti yerine, aşamalardaki suçtan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1-Kaçak olduğu anlaşılan ve iddianamede müsaderesi talep edilen eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken karar yerinde hüküm tesis edilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE
Sanıklardan … hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan beraat hükmünün onanması yerine, yazılı şekilde bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Diğer sanık … tarafından da doğrulanan sanık … aşamalardaki değişmeyen savunmalarında özetle, Yozgat İl Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünde mühendis olarak görev yaptığını, olay günü görevli olarak kuruma ait çift kabin pikap ile kaçak avcılık açısından kontrol amaçlı barajlara gittiğini, Yenifakılı ilçesinden Şefaatli ilçesine giderken babası olar diğer sanık …’ın arayarak kendilerinin de Şefaatliye gideceğini söylemesi üzerine Sarıkent-Gülistan arasında bulunan tarlalarına giderek babası ve annesini aldığını, babasının tarlada bulunan 120 litre motorini de götürelim demesi üzerine araca koyduğunu, suça konu motorinin kendisine değil babasına ait olup tarlada kullandığını, motorinin kaçak olduğunu bilmediğini söylemiştir.
Savunmaların aksine, sanığın suça konu motorini ticari amaçla bulundurduğuna ilişkin dosyada başkaca da delil bulunmamaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04/04/2006 tarih, 2006/3-35 E, 2006/97 K sayılı ilamı ile buna benzer birçok ilamında da“… ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.”
Tüm bu anlatılanlar, dosya kapsamı, ölen sanık … tarafından da doğrulanan sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu motorinin babası tarafından tarlada kullanıldığını, kendine ait olmadığını, kaçak olduğunu bilmediğini söylemesi, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ele geçen 120 litre motorinin kişisel kullanım sınırlarında bulunması, ölen sanığa ait tarlanın olması, kuşkudan sanığın yararlanacağına ilişkin ceza hukukunun temel ilkesi de dikkate alındığında sanık …’nin suç
işleme kastıyla hareket etmediği gibi müsnet suçtan cezalandırılması için savunmasının aksine somut, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi nedeniyle beraatine ilişkin yerel mahkemenin usul ve yasaya uygun kararının onanması yerine, yazılı gerekçelerle yerel mahkemenin kararının bozulması yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 21.11.2022