Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2131 E. 2023/672 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2131
KARAR NO : 2023/672
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Sanığın temyiz isteği yönünden 26.05.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 12.06.2015 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317 nci maddesi uyarınca süresinde olmadığı anlaşılmıştır.

Katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebinin 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na Muhalefet suçundan kurulan beraat hükmü ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na Muhalefet suçu nedeniyle kurulan beraat hükmü yönünden kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet suçu yönünden kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na Muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesi ile tasfiyesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği, vatani görevini yapmakta olması sebebiyle 12.06.2015 tarihinde temyiz yoluna başvurabildiğini belirttiği kararın lehine bozulması talebinden ibarettir.

2.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na Muhalefet suçundan verilen beraat kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, … isimli şahsın elindeki siyah poşette yapılan aramada 23 adet gümrük kaçağı cep telefonu ele geçtiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın her aşamada inkara dayalı savunma yaptığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
06.05.2015 tarihinde tebliğ edilen hükmü yasal süresinden sonra 12.06.2015 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz talebinin süresinde olmadığı, 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Kamu davasının niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

C.Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı kanunun 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 inci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle

eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.

3. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı kanunun 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi ve kaçak eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A.Sanığın Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Hakkında 5809 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C.Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/327 Esas, 2015/259 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.