Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21335 E. 2022/17471 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21335
KARAR NO : 2022/17471
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi kurumun suçtan zarar görme olasılığına göre sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I- Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Olay tutanağına göre devriye görevi sırasında, sanık …’nin sürücüsü olduğu, ön yolcu koltuğunda sanık … ve arka yolcu koltuğunda sanık …’ün bulunduğu çift kabin kamyonet cinsi araçta, dışarıdan bakıldığında arka koltuk kısmında görünür vaziyetteki ve bagaj kısmındaki toplam 1.900 karton kaçak ve bandrolsüz sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık …’ün aşamalardaki savunmasında, önceden tanıdığı sanık Kadir İnci’nin sürücüsü olduğu araca yolcu olarak sonradan bindiğini, araç içinde arka koltuk üzerindeki sigaraları gördüğünü belirterek suçlamaları kabul etmemişse de; soruşturma aşamasında sanık …’nin sanıklar Şerif ile Kadri’yi önceden tanıdığını beyan etmesi, ele geçen sigara miktarı ve suça konu sigaraların araç içinde görünür vaziyette bulunması ve dosya kapsamına göre, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde üzerilerine atılı suçu birlikte işledikleri gözetilmeksizin, suçtan kurtulmaya yönelik savunmaya itibar edilerek, sanık …’ün mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II- Müşteki Gümrük İdaresi vekilinin sanıklar … ile … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca, kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesi’ne ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. madde ve fıkralarının somut olaya uygulanarak, belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- 5237 sayılı TCK’nun 3/1, 61. madde ve fıkraları uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre özellikle ele geçirilen kaçak eşyanın miktarı, suç konusunun önem ve değerine göre, cezaların şahsiliği ve uygulamada birliğin sağlanması bakımından, benzer olaylarla mukayese edildiğinde, daha çok miktarda kaçakçılık yapanlarla daha az miktarda kaçakçılık yapanlar arasında hakkaniyete uygun, adil bir ceza tayin edebilmek bakımından hükmedilen cezalarda teşdit uygulanarak hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde alt sınırdan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2- Mahkemece, sanıkların birlikte hareket ederek fikir ve eylem birliği içerisinde suça konu kaçak sigaraları bu özelliğini bilerek ticari maksatla taşımak suretiyle atılı suçu işledikleri gözetilerek, 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinin tartışılmaması,
3- TCK’nun 53. maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E. – 2015/85 K. sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.